lethe

lethe
@neraidas
• bibliophile •
Dilimi istediğim gibi konuşamadım. Yabancı bir milletin içinde yaşadım. Hayatım kalbimde bir dikenle geçti. Yalan dünya. Zaman zaman göğsümde bir ağırlık. İsa gibi. Bir çarmıh mı vardı sırtımda, bir kaya mı? Ne biliyordum ben? Bulaştım. Kısmet. Şimdi Pontus’ta olsam torunlarım olurdu, onlara bakardım, okulda alfabelerine, oyunlarına yardım ederdim onlara. Bir meşgalem olurdu, bir işim olurdu. Bu yalnızlık yemezdi beni, bu kimsesizlik. Çare yok. Şimdi artık bunların ayaklarının altındayım.
Sayfa 67
Reklam
Hep korkuyla yaşadım ben. Başka bir şey de söylemeyeceğim. Ne diyeyim ki? Buydu hayatım, neydi sanki! Salozlarla başım belaya girdi, delilerle uğraştım. Bir boktan bir boka. Çok çile çektim. Arkamdan hep dedikodu.
Sayfa 67
Hayatım geçti, rüzgâr gibi geçti. Anlamadan. Çarçabuk. Bu kadar eziyet, yani bazı günler yüz yıl gibiydi. Gene de geçti, gitti. Geldik, gideceğiz. Palamar bağlamayacağız ya. Ecel. Ecelimize gideceğiz. Yalanı yaşadım, yalanı anladım. Ben sandım ki bana konuşan, bana iyi davranan herkes güvenirsem, kalbimi açarsam arkadaşım olacak. Ben canımı veriyordum, feda ediyordum kendimi. Ama onların aklı başla yerlerdeydi, başka şeyler düşünüyorlardı. Kurnaz adam kurnazdır, şeytandır. Kurnaz adam iyi adam olmaz, adam olmaz bir kere.
Sayfa 61
Biz en son basamaktık, bizim laf söylemeye sıramız gelmezdi, kimse de bir şey anlatmazdı. Haklı da olsan, hakkını nerede bulacaksın. Kim senin tarafında yer alacak? Nereye gideceksin? Biri kaltak der, öbürü orospu, biri namussuz kadın, öbürü putana (orospu), biri kahpe Çika, öbürü fahişe Çika. Fahişe Çika, güzel bir şey mi bunu duymak? Bu en büyük hakaret.
Sayfa 55
İnsanların hepsi iyi, resmi elbiselerini giymişti, her tarafta ayyıldızlı Türk bayrakları direklerde yarıya inmiş, kadınlar güzel tayyörlerle, şapkalarla, erkekler kostümler ve fötr şapkalarla, müzik çalıyordu, bir sürü asker, insanlar sokaklarda sel gibi akıyordu, ağlıyorlardı, çok kişi ağlıyordu. O Türk milletinin babasıydı, büyük önder, onu çok seviyorlardı. Bugün de görüyorsun, ölümünün ardından bu kadar yıl geçti, ona tapıyorlar. Her yerde onun resmi var, bütün dükkânlarda fotoğrafı duvarın gösterişli yerinde.
Sayfa 46
Reklam