Kişi yeni bir odaya girince ilkin ne yapar? Ötesini berisini yerleştirmez mi? Diş fırçasını, tarağını tasını uygun yerlere koymaz mı? Ardından da asılacakları bir dolaba asmaz mı? Sonra pencereye gidip dışarıya bakmaz mı kuşbakışı?
Önce yerleşmeli. Sonra yıkanmalı. Sonra da kente çıkmalı. Yemek salonunun ya da barın nerde olduğunu bilmek de gerekir.
Çantadan başlamalı.
Neden önce çantalardan, dişfırçalarından, askılardan, sokaklardan, bir kentten, o kentin kalabalığına karışmaktan, o kalabalıkla göğüs göğüse gelmekten başlamalıyım? İçime sıkı sıkı yumak olmuş adları ne yapacağım? Onlar yine bir kıyıda duracak, bekleyecekler mi? Sıralarının gelmesini mi bekleyecekler? Sıramın gelmesini mi bekleyeceğim? Buna karşıyım, bizim buluşmalarımız için kimse on dört bin kişiyi çalıştırmayacak. Kimse, bizlerin birbirlerimize doğru yola çıkabilmemiz için milyonlar harcamayacak. Milyarlar harcamayacak. Aya gidecek değilim. İstediğim çok az bir şey. Çok, çok az.
Hayatımın 6 ayına eşlik eden bu kitap için nereden başlanmalı nasıl başlanmalı hiç bilmiyorum aslında. Ama öncelikle söylemeliyim ki incelememi görüp merak edenler henüz kitabı okumadıysalar buranın
Risale-i Nur'a Nereden Başlanmalı?
Risale-i Nur a başlarken Risale-i Nur u iyi tanıyan hocalar tarafından İlk olarak Sözler eserin arkasındaki Konferans ın okunması tavsiye edilir..