Kapağı zümrüt desenli
Bir kitap gibisin kitaplığımda
Gözlerinde uçuşan imgeler
Henüz yazılmamış bir şiirden
Yasaklanmış dizeler söyler
İşte sen işte resmin
Yağmurun sofrasına kurulmuş
Uğultulu bir orman gibisin
Gülüşün pembelere vurur beni
Duruşun yeşile boğar
Söyler misin
Bu renk cümbüşünde neredesin
Şu sınırlı benliğinden daha yüce, iyi bir güce inan. Tanrı, Tanrı, Tanrı: Neredesin? Seni istiyorum, sana ihtiyacım var: Sana, aşka ve insanlığa inanmaya.
Bir savaşta tanıdım seni
her şeyimiz tamdı
ekmeğimiz, düşmanımız, sevgimiz
başım dizlerinde uyurdum
yüzüme yanıklar hazırlayan
aşka uyanırdım durmadan
öl deseler ölürdüm o gün
Sen, siperime düşen, hayretin sakini
şimdi neredesin
ruhumu gölgesine serdiğim çeşmelerin nerede
gözlerine sakladığın nilüferler nerede
bir ceylanın su içerken kaynaması nerede
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons