Her şey yeterdi aslında biz insanoğluna.
Gözümüzü değil, gönlümüzü doyurmayı becerebilseydik eğer.
Oysa biz ağzımızdaki lokmayı değil, dünyayı yutmaya çalıştık.
Bu yüzden ne gözümüz doydu ne gönlümüz.
Şimdi gözlerimiz gerçeğe hasret, gönüllerimiz sevgiye aç.
Bir bir ölüyoruz duygu açlığından.
Heybemizde bir iki aşk kırıntısı vardı, onları da martılara attık.
Çünkü her şeye rağmen umut bir martının kanatlarındaydı.
En azından bunun farkındaydık...
Yola düşen gölgeler ve yazarı kıymetli dost Mehmet Yılmaz
İtiraf edeyim kitabın Ömer ile Aida diyaloğu benim için başlı başına bir kitap idi.Hiç bitmesin istedim.Dünya üzerinde yarası kabuk bağlamayan bir müslüman herşeyden önce bir insan olarak Aida'yı saatlerce,günlerce,aylarca dinleyebilmeyi ve onu her cümlesinin sonunda bağrıma basabilmeyi isterdim.Bosna'nın kanayan yarası ,Yola Düşen Gölgeler kitabında muazzam bir kalem tarafından samimi duygularla işlenmiş.Keşke biraz daha uzun olsaydı dedim bitirmek üzereyken.Nadir kitaplar bize kahraman karakterler kazandırır.Aida akla ,mantığa ve dahi insanlığa sığmayacak olayların başından geçmesine rağmen inandıklarından ödün vermeyen mücadeleci bir kadın kahraman.Onu tanımanızı dileyerek sevgili kalemdaşıma sonsuz teşekkürlerimi iletiyor yürekten kutluyorum.
Gönlünüze,kaleminize ve sabrınıza bereket sevgili Mehmet Yılmaz...
Sevgi ve saygılarımla
Bir otobüs yolculuğunda kim bilebilir ki başına ne geleceğini?
Yola Düşen gölgeler'i alın ve uzun bir yolculuğa çıkmak için sadece arkanıza yaslanın...
Yola Düşen GölgelerMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2019173 okunma