Burada hava her geçen gün biraz daha soğuyor.
Zaman diyorum, biraz daha zaman. Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler.
Biraz zaman diyorum.
Kalbimin bir yanı sıcak kalabilirse bu kış, bir delilik yapacağım.
Kalbimden neler geçtiğini, kafamda biriktirdiklerimi, tasarladığım her şeyi bildiğini düşünüyorum. En azından tüm bunları hissettiğini. Belki de böyle bir beklenti benimkisi. Çünkü bunları sana asla söylemeyeceğim.
Oysa o kadar dilimin ucundalar ki.
Bazen her şey tanımsız ve anlaşılması güç bir öfkeye dönüşüyor. Küçük bir bakış, anlık bir dil sürçmesi ya da rastgele bir adım. Herkes kutsal bir ritüele katılırcasına kendinden geçip, aynı öfkenin kanatıcı tırnakları oluyor.
İyiden iyiye bitik, yorgun vücudumu yere bırakmak istiyorum. Uzanmak ve hangi günahtan kalma olduğunu kestiremediğim acıların yorgunluğunu bir parça olsun üzerimden atmak istiyorum.
Uyumalıyım...
Uzunca bir süre.
Sınırların, para birimlerinin, zaman ölçülerinin değiştiği çağlara dek.