Belki sorun aramanın kendisidir. Koşmanın, koşacak yer bulmaya çalışmanın kendisidir.
Belki bize yolun tadını çıkarmayı, çıkaramadığımız anlarda kendimize vurmamayı öğretmek için bir hayat verilmiştir.
Belki hiç acelemiz yoktur. Bu mavi dünyaya bu kırılgan bedenlerde köklenmek için yeterince vaktimiz vardır.
Belki bildiğimizi sandığımız tüm doğrular, bilmediklerimizden o kadar da farklı değildir.
Doğru ya da yanlış yoktur. Yokluk bile varlığın içindedir.
Kim bilir. Her şeyi yanlış anlamışızdır. Çoğu zaman duymamız gerekenleri pas geçmişizdir.
Belki “kendimiz olmayı” fazla abartmışızdır.
“Kendimizi” bulmanın peşinde beyhude yol almışızdır. Belki “ben” aranıp bulunacak bir şey değildir… Ve belki de… toplumdan/herkesten düşündüğümüz kadar ayrı değildir.
Belki bu kadardır, bu kadarı yeterlidir.
Hep beklediğimiz o gün, hiç gelmeyecektir.
Hep beklediğimiz o an, hiçbir olasılıkta mevcut değildir.
Belki ardında büyük cevaplar, yüce amaçlar, parlayan ödüller yoktur.
Sadece bu kadardır ve bu kadarı yeterlidir.