Nesrin

Belki sorun aramanın kendisidir. Koşmanın, koşacak yer bulmaya çalışmanın kendisidir. Belki bize yolun tadını çıkarmayı, çıkaramadığımız anlarda kendimize vurmamayı öğretmek için bir hayat verilmiştir. Belki hiç acelemiz yoktur. Bu mavi dünyaya bu kırılgan bedenlerde köklenmek için yeterince vaktimiz vardır. Belki bildiğimizi sandığımız tüm doğrular, bilmediklerimizden o kadar da farklı değildir. Doğru ya da yanlış yoktur. Yokluk bile varlığın içindedir. Kim bilir. Her şeyi yanlış anlamışızdır. Çoğu zaman duymamız gerekenleri pas geçmişizdir. Belki “kendimiz olmayı” fazla abartmışızdır. “Kendimizi” bulmanın peşinde beyhude yol almışızdır. Belki “ben” aranıp bulunacak bir şey değildir… Ve belki de… toplumdan/herkesten düşündüğümüz kadar ayrı değildir. Belki bu kadardır, bu kadarı yeterlidir. Hep beklediğimiz o gün, hiç gelmeyecektir. Hep beklediğimiz o an, hiçbir olasılıkta mevcut değildir. Belki ardında büyük cevaplar, yüce amaçlar, parlayan ödüller yoktur. Sadece bu kadardır ve bu kadarı yeterlidir.
Sayfa 45 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
İnsan kalabalıkta kendine yer açmayı küçükken mi öğreniyor yoksa bu sadece bazılarına bahşedilen kıymetli bir yetenek mi?
Sayfa 41 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
İnsan dünyadaki yerini başkanlarında aradığında, katılığını yitiriyor, biliyor musun?
Sayfa 38 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Kendi zihnine sığmak, oluşunda kalmak ne zor değil mi? Çocukluğundan beri. Kendini bildin bileli. Belki hiç bilmedin kendini.
Sayfa 24 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Neden yuvada hissedemez kimse? Dünyanın öteki ucuna da gitse evini arar durur? Göçebe çadırını, çocukluğunu sığdırabildiği kalplere mi kurar?
Sayfa 19 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Reklam