Tüm kültürümüz bir erkek kültürüdür. Devlet, yasalar, ahlak, din, bilimler erkeğin yarattığı şeylerdir. Bu olgulardan, normalde hep yapıldığı gibi, kadının yetersiz olduğu sonucunu çıkarmak şöyle dursun, Simmel önce bu erkek egemen kültür kavramını önemli ölçüde genişletiyor ve derinleştiriyor: "Sanatsal talepler ile vatanseverlik, genel ahlak ile özel sosyal düşünceler, pratik değerlendirmenin adaleti ile kuramsal kavramların nesnelliği, yaşamın gücü ve derinleştirilmesi… gerçi bütün bu kategoriler deyim yerindeyse biçimleri ve iddiaları bakımından genel olarak insanidir ama fiili tarihsel şekillenmelerinde tamamen erildir. Mutlak olarak ortaya çıkan bu tür fikirleri bir kez kayıtsız şartsız nesnel olan diye nitelendirirsek, türümüzün tarihsel yaşamında nesnel = eril denklemi geçerlidir."