"Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi,
Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı,
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı,
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum."
"Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı."
"Öyle günler gördüm ki, tabanca şakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı.
Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı..."
"İşte rüzgâr, senin gibi ben de deliyim.
Islıklarım senin gibi inlemelidir,
Herkes beni ürpererek dinlemelidir.
Rüzgâr! Sana, yalnız sana benzemeliyim."