Evleri yakar, insanları vururlarmış. Herkesi kılıçtan geçirirlermiş. Zaman öylesine kötüymüş işte. İnsan, insana hiç acımazmış. Yok ederlermiş birbirlerini... Eşkiyalık, saldırganlık daha kolaylarına gidiyormuş. Geldin, öldürdün, kaptın, kaçtın. (...) Ve işte böylece kan gittikçe akmış, gittikçe akmış...
Bazıları, kendi ölümlerini seçenleri günahkâr, başarısız ya da pes etmiş ezikler olarak nitelendiriyorlar. Sonuna dek yaşamak gerçekten her koşulda bir başarı mıdır? Hayat denen oyunda gerçek anlamda bir kazanma ya da kaybetme olabilirmiş gibi...