John Tyndall inanç konusunda daha da uzaktı; ateizmin sadık bir savunucusuydu. Bir konuşmasında, "Sevgi dolu bir baba, sadık bir eş, onurlu bir komşu ya da erdemli bir vatandaş isteseydim, onu ateistlerin arasında arardım," demiştir.
Evrenin entropisi, ne yaparsak yapalım, her zaman artar. Allen'ın filmindeki güzel ifadeye rağmen, Clausius ya da Boltzmann'ın eserlerinden ikili ilişkilerin genellikle yıllar içerisinde neden bozulduğuna dair bir açıklama çıkarabileceğimizden şüpheliyim. Çünkü aşkın istisnası olabilir, ancak ikinci yasanın istisnası yoktur. Evren soğur, düzensizleşir, homojenleşir; dayanılması güç ve umutsuz bir süreç içinde söner. Öte yandan aşkta umut en son kaybedilen şeydir.
Sayılar insanlar gibidir. Her birinin kendine özgü özellikleri, kişiliği, duygusallığı ve sırları vardır. Bu yüzden birçok insan onlara kafayı takar; sanki çocukları ya da sevgilileriymiş gibi onlarla ilgilenir. Hatta sayılara özel ilgi duymayan insanlar bile sayılar arasında bazılarının lehine ayrımcılık yaparlar. Bu yüzden yirmi beş ve elli yıllık evliliği veya iki yüz yıllık bağımsızlığı ya da Twitter'daki bin takipçisini kutlarlar.
Bilimsel yöntem bir seçenek değildir. Bu, insan için gerekli tek yöntemdir. Bilim insani faaliyetlerin en demokratik ve kapsayıcı olandır. Önyargısızdır. En azından ideal tanımı budur.