Leonardo da onunla aynı fikirdeydi. "Eskizde hatunun lanet gülümsemesini yakalamıştım," demiști Crowley'ye, öğle güneşi altında soğuk şarap yudumlarlarken, "ama boyarken bozuldu. Tabloyu teslim alırken kocası şikâyet etti; ben de ona, Signor del Giocondo, sizden başka kim gõrecek ki?' dedim. Her neyse... șu helikopter denen şeyi bir daha anlatsana?"
Bu kitap beni ilk okuduğumda hiç beklemediğim bir yolculuğa çıkarıp beni duygulandırmayı başarmıştı. Artık ne kadar çok beğendiysem ikinci kez okumaya karar vermiştim. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Şimdi ahmaklığın nasıl mükemmel bir değer olduğunu vurun bakalım hendeseye; göreceksiniz ki onun aldatıcı gölgesi, hatta sıradan bir taklidi bile bilgin tayfasının hararetli takdirine şayan olmaktadır. Epicurus'un beslediği domuz sürüsünde en afili ve semiz olanı, arkadaşlarına seslendiğinde Horatius bunu daha da açık bir dille söylüyor: "Öğütlerinize azıcık ahmaklık karıştırın!" Fakat "Azıcık olsun," diye ekleyiveriyor; neyse ki aklı başına gelince, "Gerektiği yerde aptal olmak tatlıdır,"demekten de geri durmuyor.
Yine başka bir yerde "Bilge olmak ve homurdanmaktansa
deli ve beceriksiz görünmeyi tercih etmek" cihetinde açıklamalar yapıyor ve şöyle sürdürüyor sözlerini:
"Her kim ki sanattan anlar adamakıllı,
Kendi dizelerinden seyrek alır hazzı.