Tropes: enemies to lovers, forced proximity, found family, Reverse grumpy x sunshine, badass fmc, hunger games meets ACOTAR
Spice Level: 3/5, 1-2 explicit scenes
POV: single, 1st person
Vampirler, krallıklar, savaş falan derken aslında bildiğimiz türden bir dünya gibi başlıyor ama özgün bir kurgu kurulmuş. İlk kitapta hikaye tamamen Hunger Games tarzı ölümcül bir turnuva üzerine kurulu. Oraya’nın (FMC), acımasız bir vampir kral tarafından evlat edinilen bir yetim olması fikri beni daha ilk sayfadan yakaladı. Hikayenin büyük kısmı bu turnuvada geçiyor ve tempoyu hiç düşürmüyor.
Kitapta diyaloglardan ziyade iç sesleri ve betimlemeler ağırlıkta, bu da karakteri daha iyi tanıtıyor açıkçası. Raihn (MMC) ise ACOTAR’daki Rhysand gibi. Raihn ve Oraya arasındaki o zorunlu ittifak bölümlerini okumak keyifliydi. İkisinin arasındaki çekim harikaydı ama birbirlerine aşık olma süreçleri biraz hızlı gelişti gibi geldi bana. Aralarında biraz daha yaşanmışlık olmasını dilerdim.
Özetle, akıcı ve kolay okunur bir kitap. Hikayenin sonundaki plot twist'ler güzeldi, beni şaşırtan yerler oldu. İkinci kitapta Oraya'nın ne yapacağını merak ediyorum.
The Darkest Night, aforizmalardan oluşan, alt yapısında nihilizm, felsefe ve varoluşçuk barındıran bir aydınlanma kitabı. Aydınlanma dememin nedeni, birçok cümlede kendinizi sorgulamanızı sağlayacak fikirler barındırması. Hani rahatsız edici kitaplar deriz ya, işte öyle birşey. Okuyup da geçilecek değil, uzun uzun düşündürecek türden.
Genel kabul gören kurallar ve tabular yer yer reddediliyor. İnsanın düşündüklerinden ibaret olduğu ve belki de kimsenin göründüğü gibi olmadığı yine Cem beyin aforizmalarının arasında sık sık karşımıza çıkıyor. Dozunda ve yerinde bir kullanım ile ünlü düşünürlerin alıntılarına da yer verilmiş.
Hayat denilen bu yolda belki de zaman zaman kendimizi sorgulamaya ve farklı düşünce yapıları ile karşılaşmaya ihtiyacımız var. Çokça altını çizdim, bazı yerlerde Cem beyin keskin edebi zekasını da hissettim.
Kitap şimdilik İngilizce basım. Ama okunması rahat, Türkçesi çıkana kadar merak edenlere söylemiş olayım.
Türü sevenlere öneriyorum.
Keyifli okumalar dilerim...
English
The Darkest Night is an enlightenment book composed of aphorisms, underlying nihilism, philosophy, and existentialism. I say enlightenment because many sentences contain ideas that will make you question yourself. You know how we say "disturbing books"? Well, it's one of those. It's not the kind you read and move on from; it will make you think deeply.
Generally accepted rules and taboos are occasionally challenged. The idea that a person is defined by their thoughts, and perhaps that no one is what they seem, frequently appears in Mr. Cem's aphorisms. Quotations from famous thinkers are also included, used appropriately and in moderation.
Perhaps, on this journey called life, we sometimes need to question ourselves and encounter different ways of thinking. I underlined
Öncelikle şunu söylemeliyim merak duygusu gayet önplanda neler oldu merak ediyorsun 19 yaşındaki bir çiftimiz bir randevuya çıkıp sonradan ortadan kayboluyor başlarına ne geldi çözmeye çalışıyoruz bu bir dizi olsa çok güzel olurdu ama kitap olarak sonu beni sinir etti çünkü katil sıcak çikolata yiyor bu sonu asla kabul etmiyorum sırf o yüzden 6 vermeyeceğim
En karanlık geceler bazen dışarıda değil, insanın kendi zihninde yaşanır. The Darkest Night, okurunu tam da bu karanlığın içine davet eden; anlam, varoluş ve insan doğası üzerine düşündüren bir eser.
İngilizce kaleme alınmış bu kısa fakat yoğun kitap, yalnızca dil pratiği yapmak isteyen okurlara değil; aynı zamanda insanın varoluşunu, anlam arayışını ve iç dünyasını sorgulamaktan hoşlananlara da hitap ediyor. Akıcı ve anlaşılır dili sayesinde felsefi konuların ağırlığı okuyucuyu yormadan aktarılıyor.
Kitap boyunca bir çok felsefe teoremiyle beraber başta nihilizm olmak üzere; mutluluk, bilinç, insan doğası ve yaşamın anlamı gibi kavramlar etrafında dolaşırken kendinizi zaman zaman satırların arasında değil, kendi düşüncelerinizin içinde buluyorsunuz.
Kapağındaki küp içine hapsedilmiş anatomik kalp çizimi de kitabın ruhunu güçlü bir şekilde yansıtıyor. Duygular, düşünceler ve insan benliği görünmez sınırlarla çevrilmiş gibi; kitap ise bu sınırların ötesine bakmaya çalışıyor. The Darkest Night
Adını Sherlock Holmes’ün evi “221 Baker Street” ten alan 221B, salt edebiyat değil, “polisiye” kültürünün farklı kulvarlarına değinen, araştıran, sorgulayan bir kültür dergisi. İki aylık periyodlarla yayın hayatına devam ediyor. Dergi dizi/film eleştirilerinden çizgi romana, edebiyattan akademik araştırmalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor.
Derginin bu üçüncü sayısında dosya konusu olarak “Dünya Polisiyeleri” belirlendiği ve bilinmeyen ya da az bilinen polisiyeleri ortaya çıkarmaya çalışıldığı görülüyor. Bunu yaparken Nordik, Yunanistan, Güney Amerika, Uzakdoğu, Arapça edebiyat gibi ülkemizde fazla tanınmayan, takip edilmesi gereken polisiyeleri ön planda tutuluyor. Ayrıca Fransa, İngiltere ve ABD polisiyelerine dair yeni isimleri de keşfe çıkıyor.
Gerek sosyoekonomik gerekse de politik olarak polisiyenin, ülkelere göre nasıl şekillendiği, ilerlediği ya da gerilediğine; sebeplerine, polisiyenin ülkeleri tanıma kılavuzu olarak nasıl da yön gösterici olduğuna bu sayıda tanık oluyoruz.
Derginin bu sayısında aşağıdaki konular ve yazılar bulunuyor.
KURT WALLLANDER- Fulya TURHAN
NASIL BİR POLİSİYE? - Sevin OKYAY
SERT ERKEK SERT KADIN- Celil OKER
SERİ KATİLLER VE ÇİZGİ ROMAN MÜREKKEBİN KARANLIKLA İMTİHANI- Yigilante KOCAGÖZ
YERLİLEŞEN MIKE HAMMER- Gülce BAŞER
DEDEKTİF ERLENDUR’UN İZLANDA’SI- Ceyhan USANMAZ
AMERİKA’DA EDGAR ZAMANI! - Leslie S. KLINGER
METRONOM- Cenk ÇALIŞIR
EDİNBURGH’TA BİR HAYALET- Elçin POYR AZLAR
ÇAPEK’İN PARMAK İZLERİ -Yankı ENKİ
BU DÜNYADAN VÂ-NÛ GEÇTİ- Oğuz EREN
BOZKIR- Yazan: Levent Cantek - Çizen: Murat Başol
YAŞAM BİÇİMİ OLARAK CİNAYET - Suat DUMAN
ÜLKELER İÇİN POLİSİYE İPUÇLARI- Özgür ŞEN
GÜNEY AMERİKA’NIN POLİSİYESİ SİYASİDİR - A. Ömer TÜRKEŞ
ARAP POLİSİYELERİ: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK (Mİ?) - Marcia Lynx QUALEY
İSKANDİNAV POLİSİYESİ AVRUPA VE
dünyanın en iyi kitabı mıydı . inanamıyorum BANA ASLA YETMEDİ NOLUR İKİNCİSİ ÇIKSIN resmen tadı damağımda kaldı ağlicam yani o kadar az geldi ki sahneleri keşke biraz daha beraber yazsaydı..... yani of