Nihan Koçak

Nihan Koçak
@nihankocak
“İktidar, ancak eğilip almak cesaretini gösterenlere verilir. Bir tek şey söz konusuydu burada, cesaret!.”
Sayfa 522·Kitabı okudu
Reklam
“Biliyor musun, o sıralar durmadan kendime şunu sorardım: Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!”
Sayfa 521·Kitabı okudu
“Eğri şamdanda çoktan sönmeye yüz tutan mum, bu perişan odada, bu ölümsüz kitabı okumak için çok tuhaf bir biçimde bir araya gelen bu katille fahişeyi donuk bir biçimde aydınlatıyordu.” Sonya, Raskolnikova İncil’den Lazar’ın ölümden sonra dirilişi olan bölümü okuyordur :)
Sayfa 410·Kitabı okudu
“Vicdanı olan, hatasının da bilincindeyse, varsın acı çeksin. Bu kürek cezasına ek olarak ona ikinci bir cezadır. ... Kurbanına acıyorsa, varsın acı çeksin... Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur. ... Bence, gerçekten büyük insanlar, büyük acılar çekmek zorundadırlar.”
Sayfa 330·Kitabı okudu
“İnsanlar doğa yasaları gereğince, genellikle iki bölüme ayrılırkar: Aşağılar (sıradanlar), ki bunların biricik görevleri, kendileri gibi olanların çoğalmalarını sağlamak, bu işin aracı olmaktır ve kendi çevrelerine yeni bir söz söylemek yetenek ve dehasında olanlar. ... Birinciler, yani kendileri gibi olanların çoğalmasına araç olanlar, doğaları gereği tutucudurlar, uysaldırlar, boyun eğerek yaşarlar ve boyun eğmeyi severler. ... İkinci bölümdekilerse, sürekli olarak yasaları çiğnerler, yakıcıdırlar ya da yeteneklerine bağlı olarak, yıkıcılığa yatkındırlar... daha iyi şeyler adına şimdinin yıkılmasını isterler. Bunların ülkülerini gerçekleştirmeleri için, cesetlerin, kan göllerinin üzerinden atlamaları gerekse, bence kendilerine bu izni, vicdan rahatlığıyla verebilirler; tabii söz konusu ülkünün ne olduğuna, boyutlarının ne olduğuna bağlı olan bir şeydir. ... İkinci bölümdekilerinin kendilerine tanıdığı hakkı, yığın hiçbir zaman onlara tanımamıştır. Onları en ağır biçimde cezalandırmış, boyunlarını vurmuştur (az ya da çok); bunu yaparken de tümüyle haklı olarak, kendi tutucu görevini yerine getirmiştir. Bununla birlikte, sonraki kuşaklarda aynı yığın, başları vurulan bu insanların heykellerini dikmiş ve onlara tapınmıştır (az ya da çok). ... Birinci bölümdekiler hep bugünün, ikinci bölümdekilerse hep yarının efendileridir. Birinciler dünyayı korurlar ve onu sayıca çoğaltırlar; ikinciler dünyayı hareket ettirirler ve onu bir amaca doğru yöneltirler. Her iki bölümdekiler de tümüyle eşit yaşama hakkına sahiptirler. Tek kelimeyle her iki yanın da hakları birbirine eşittir... ve ... vive la guerre eternelle, (Yaşasın ezeli ve ebedi savaş!) .
Sayfa 324·Kitabı okudu
Reklam