Başkalarına bol kepçe şefkat dağıtacak kadar cömert davranırız ancak kendine şefkatli olmak söz konusuysa bir kaşık da olsa kendimizi ayırmaktan tedirginlik duyarız. Çünkü başkalarına şefkatli olmak iyidir. Ancak söz konusu öz şefkat olunca kendine acımak, rahatına düşkün ya da keyfinin kahyası olmak, boş bahanelerle kendini avutmak gibi çekinceler duyarız.
Bir şeyi ne kadar değiştirmeye çalışırsak o kadar dirençle karşılaştığımız yani çırpındıkça daha çok battığımız zamanlar vardır. Böyle zamanlarda belki de mesele, dalgalarla savaşmak ve onların gücünü hafifletmek değil, kendi küreğimizi nasıl kullanacağımızı öğrenmektir