Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsan nasıl inanç sahibi olabilir ?" diye sordum ona içeride. "Buna çaba gösterilmez, inanç kendi gelir. Sizin inancınız var ama gururunuz bunu kabullenmenizi engelliyor, fazla soru soruyorsunuz, basit olanı karmaşıklaştırıyorsunuz. Gerçekte dehşetli korkuyorsunuz. Kendinizi rahat bırakın, ortaya çıkacak olan çıkacaktır."
Onu hayranlıkla dinliyordum, uzun zamandır dışarı çıkabilmek için içimde çırpınan düşünceleri böylesine güzel dile getirebilen birini bulamamıştım. Sözcükleri ile benim düşüncelerim biçim kazanıyorlardı, aniden önümde bir yol açılıyordu, bu yolu aşmak artık bana o denli olanaksız görünmüyordu.
Ona göre insan yüreği, bir yüzü aydınlıkken bir yüzü karanlık olan yeryüzü gibiydi. Ermişlerin bile her yanına ışık vurmazdı. "Bir beden sahibi olduğumuz için," diyordu "gölgedeyiz, kurbağalar ve hem karada hem suda yaşayan hayvanlar gibi, bir yanımız burada yerde yaşarken bir yanımızla yükseklere göz dikiyoruz. Yaşamak yalnızca bunun bilincine varmak, bunu bilmek, ışığın gölgeye yenik düşmemesi için mücadele etmektir. Mükemmel olduğunu söyleyene güvenmeyin," diyordu, "yanıtların cebinde hazır olduğunu söyleyenlere inanmayın, yalnızca yüreğinizin sesine kulak verin."