" Oysa ağaç değişiktir. Filizlenmesinden ölene dek hep aynı yerde durur. Kökleriyle dünyanın yüreğine, dallarıyla da göğe her şeyden daha yakındır.
Cansuyu, içinde yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya dolaşır. Gün ışığına göre, yayılır ve toplanır. Yağmuru bekler, güneşi bekler. Önce şu mevsimi bekler, sonra ötekini, ölümü bekler. Yaşaması için gereksinmesi olan şeylerin hiçbiri onun isteği ile oluşmaz. Vardırlar, işte o kadar. Anlıyor musun şimdi, ağaçları okşamak neden güzeldir? Sağlamlığı, uzun, rahat, derin soluğu yüzünden."
" Günün birinde sabahlara kadar bıkmadan çene çalabileceğim bir delikanlı bulacağımı düşünüyordum; onunla konuştukça her şeyi aynı gözle gördüğümüzü anlayacak, aynı heyecanları duyacaktık. İşte o zaman aşk doğacaktı, bu, dostluk, güven üzerine dayalı bir aşk olacaktı, kandırma üzerine değil."
" Zihin sözcüklerin hapishanesidir, bir ritim varsa bu sözcüklerin düzensiz ritmidir; oysa yürek nefes alır, organlar arasında bir tek o atar ve bu atması onun daha büyük şeylerin atamalarıyla uyum sağlamasına neden olur."