Nicedir düş görmüyorum. Herşey gündeliğin soğuk, tekinsiz yüzüne çarpıp kırılıyor. Büyük masallar yok. Sert bir hakikat duygusu yön veriyor hayata. Büyümek insana yapılmış bir haksızlık.
Yalnızlık değil bu, hayır hiç değil. Her hissin başka bir adı olmalı. Dünyanın bu kadar kuvvetli ve vahşi, benimse bu kadar küçük ve savunmasız olmamın da bir adı olmalı.
Cam bir fanusa hapsedilmiş gibi hissediyorum. Oradan seyrediyorum dünyayı. Sıkıştırıldığım yerde hareket edemiyorum. Benim dışımda fakat beni de arkasında sürükleyerek devamlılığını sağlıyor hayat. Hiçbir şeye müdahale edemiyorum. Hayat diye algıladığımız şey, en çok insan ruhundaki boşluğa karşılık geliyor. Zamanla genişliyor bu boşluk. Dolduramıyoruz.