İnsanlık artık hayatta yeni bir gayeye sahipti. Ortaçağın ahiret hayatında kurtuluş arama amacı gitmiş; onun yerine, bu dünya içinde mükemmellik arama fikri gelmişti.
Mekanik dünya görüşü, matematikle ölçülebilen tek şey olduğu için hareket halindeki maddeyle ayrıntılı olarak ilgilendi. İnsanlar için değil, makineler için yapılan bir dünya görüşüydü. Hayatın tüm niteliklerini, bir parçası olan niceliklerden ayırmak ve sonra da ortadan kaldırmakla makine tarzındaki dünya paradigmasının mimarları, tamamıyla cansız maddeden yapılmış, soğuk ve âtıl
bir evrenle baş başa kaldılar.