Sevda dediğimiz şey sadece “beni anladı” huzuru değil aslında.
Birine doğru açılma cesareti, kırılgan olma hali, içini gösterme riski… işte o riskin içinde anlaşılamama ihtimali de var.
Sevdayı zor yapan şey de bu zaten:
• İçini açarsın, karşındaki yarısını duyar
• Sen derin konuşursun, o yüzeyden geçer
• Sen “hisset” dersin, o “anladım” der ama aslında anlamaz
Ve insan orada şunu yaşar:
“Ben buradayım ama bana dokunamıyor.”
Bu çok acıtır. Çünkü sevgi görülmek ister.
Ama sevda çoğu zaman tam görülmeden de sevmeye devam etme hâlidir.
Hiç çaba yoksa, hep yanlış anlaşılma varsa, hep yalnız hissediyorsan orada sevda değil, yalnızlık içinde bağlanma başlar. O insanı yorar.
Gerçek sevgi şunu yapar:
Sen sustuğunda bile merak eder.
Yanlış anladığında düzeltmeye çalışır.
Seni çözmeyi bir görev değil, bir ayrıcalık gibi görür.