Ellerine sağlık sayın Bursa Büyükşehir Belediyesi, yazını okuduktan sonra bu kitabı okuma isteği uyandı içimde, en kısa zamanda başlayacağım. Her ne kadar Antik Yunan kökenli felsefi görüşlerin genelde pragmatistlikten uzak olduğunu ve erdem dedikleri şeylere aşırı bir kutsallık atfettiklerini düşünsem de Stoacılık, her insanın göz atması gereken tatlı bir düşünce sistemi kanımca. İnsanın, özellikle de elinde olmayan durumlar üzerine aşırı düşünüp gereksiz negatif duygulara kapılmasına ilaç gibi geliyor.
Yazarın “En kötünün kanıtı kalabalık tarafından tercih edilmiş olmasıdır.” Sözüne ayrı bir parantez açmak gerek. Kötü kelimesinin çok doğru bir kullanım olduğunu düşünmüyorum, ama çoğu durumda kalabalığın yaptığı tercihler kesinlikle akıl ve mantığın muhakemesinden uzaktır. Genellikle aşırı çoşkulu negatif duygularla temellenmiş oluyor bu tarz kitle tercihleri. Bu da stoacılığın “Yıkıcı duygulara öz eleştiriyle karşı koyma” fikrine taban tabana zıt bir durum oluşturuyor. Açıkçası radikal hareketlerde bulunmaya yatkın kalabalıkların kolektifliğinde yer almaktansa, birey tarafımızı ön plana çıkarıp entelektüel özelliklerimizin üzerine durmak bana daha mantıklı geliyor. Bilmiyorum sen de düşünürsün bu konuda.
Bir de sana çınar – sazlık örneğini veren arkadaşın inanılmaz birisine benziyor, kesin çok bilmişliği de vardır xcbxvchjxbcxbcjh