"Çitlerin ötesine bakmak , yalnız başina dısari cikmak tehlikelidir. Bu uçurumun kenarinda durmak gibidir. Asagiya bakarken düsebilirsin. Sahip oldugun her seyi kaybedebilirsin."
Fakat ben yinede baktım."
"Ama artık o gerçek üzüntüyü görmüştü. Kederi hissetmişti. Böyle duyguların kolaylıkla avutulmadığını biliyordu.
Bunlar daha derin duygulardı ve anlatılmaları gerekmiyordu. Yalnızca hissedilirlerdi."
“Bu toplumda ‘biliyor olmak’ mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü bilgi borçlandırır, ‘anlamak’ zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür.
Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder…”