Lois Lowry

Lois Lowry

Yazar
8.2/10
87 Kişi
·
276
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.305
Gösterim
Adı:
Lois Lowry
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Honolulu, Hawaii, ABD, 20 Mart 1937
Lois Lowry (20 Mart 1937) ABD'li yazar.

20 Mart 1937'de, Hawaii'de Amerikan ordusunda diş hekimi olarak görev yapan bir babanın 2. çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının mesleği yüzünden ailesiyle beraber birçok yere gitti, birçok farklı şehir ve ülkede yaşadı.

Bugün çocuk ve gençlere yönelik romanlarıyla ünlenen Lowry'nin en önemli ve ünlü eseri The Giver isimli romandır. Birçok tartışmaya konu olan roman Amerika'daki bazı okullarda yasaklanmıştır. Yazar The Giver başta olmak üzere birçok eseriyle çeşitli ödüller kazanmıştır. Evli ve iki çocuk annesi olan yazarın, Boston'da bir apartman dairesi ve 1840 yılından kalma bir çiftliği vardır.
Anıları, saygınlığı, bilgeliği ve acıyı istemiyordu. Çocukluğuna dönmek istiyordu, dizlerinin sıyrılmasını ve top oynamayı özlemişti.
"Çitlerin ötesine bakmak , yalnız başina dısari cikmak tehlikelidir. Bu uçurumun kenarinda durmak gibidir. Asagiya bakarken düsebilirsin. Sahip oldugun her seyi kaybedebilirsin."
Fakat ben yinede baktım."
"Ama artık o gerçek üzüntüyü görmüştü. Kederi hissetmişti. Böyle duyguların kolaylıkla avutulmadığını biliyordu.
Bunlar daha derin duygulardı ve anlatılmaları gerekmiyordu. Yalnızca hissedilirlerdi."
"Şafak söktüğünde şimdiye kadar her zaman sürdürdüğü düzenli, disiplinli yaşamı onsuz devam edecekti. Beklenmedik, uygunsuz ya da sıradışı hiçbir şeyin gerçekleşmediği o yaşam. Rengi, acısı ve geçmişi olmayan yaşam."
"Jonas yeniden gitmek istemiyordu. Anıları, saygınlığı, bilgeliği ve acıyı istemiyordu. Çocukluğuna dönmek istiyordu, dizlerinin sıyrılmasını ve top oynamayı özlemişti."
Bir zamanlar seçim yapabilmeye hasretti . Sonunda seçim yaptığında yanliş şeyi , ayrılmayı seçmişti. Şimdi açliktan dökülüyordu...
Yere çöküyorum ve zırlıyorum.Bugün bu kadar çok ağlamam kimin umurunda?Kim düşünecek beni?
"Tüm bunların ağırlığı omuzlarımda," dedi
...
"Sanki yoğun karla kaplı bir yokuştan aşağıya kızak üzerinde kaymaya benziyor," dedi nihayet. "Başta heyecan vericidir; o hız, o keskin, temiz hava; ama sonra kar birikmeye başlar, kızağın ayaklarında yığılır ve yavaşlarsın, devam etmek için daha güçlü itmen gerekir ve ..."
167 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Lois Lowry iyi bir iş çıkartmış bu kitapta.
Seçilmiş bir kişiyi bana sorgulattı. Okurken bu sorgulamayı sizin de yapacağınızı inanıyorum. Lois'in amacı da buydu diye düşünüyorum. Okuduğun cümleyi sana sorgulatabilmek. Düşüncesini sana aktarabilmek. Kitabın sonu beni tatmin etti. Çünkü sadece bir son değildi. Yazar, kitabın sonunda bize sorgulattığı düşüncelerle bir kapıyı göstermiş. Bu kapının anahtarını da vermiş. Bizim tatmin olup olmamamızda kapıdan girdiğimizde, içerinde bulmak istediğimiz şeylerin olması ile ilgili. Ben istediğimi buldum.
167 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Duygular olmadan insanların ne kadar canavarlaşabileceğinin yazılı kanıtı. Jonas’la birlikte renkleri tekrar görüp, duyguları tekrar hissedeceksiniz. Tek solukluk ruhu aydınlatan kitap. Her kitaplıkta bulunmalı.
167 syf.
·Puan vermedi
Gençler için yazılmış bir ütopya olsa da yetişkinlerinde büyük bir keyifle okuyacaklarını tahmin ediyorum. Tam hikayenin sürükleyiciliğine kapıldığınız anda kitap bitiyor yalnız. Sonu da ne yazık ki biraz havada kalmış.
167 syf.
·12 günde·9/10
Bu kitabı okurken bilge kişiyi, filozofun doğuşunu, düşünmeden edemedim. Seçilmişliğin bir insanın özellikleriyle değil, gerçeği görebilmesi ile cesareti ile isimlendirilebileceğini çok güzel anlatmış yazar. Açıkçası bu roman bana hayatı tekrar sorgulattı. Duygularımla ne kadar barışığım? Onları ne kadar kullanıyorum? Gerçek acıdır. Peki bu gerçeğe yönelmeye senin cesaretin var mı? Hayat devam ediyor. Diğer insanlar gibi olmak seçilmiş olmak değildir. Seçilmiş olmak için onların göremediklerini görmek gerekir. Hatta herşeyi en gerçeği ile görebilmek...
167 syf.
·8 günde·Puan vermedi
''Bu hep böyle gitmiş, Jonas bildik deyimi yineledi . Bazen ona komik geliyordu. Kimi zaman da anlamlı ve önemli buluyordu. Şimdi kötü geliyordu bu deyim. Hiçbir şeyin değişmeyeceği anlamına geldiğini biliyordu. ''

Seçilmiş Kişi ütopya gibi görünen bir distopya. Mükemmel bir toplum, belli bir düzen içinde işleyen kurallar. Fakat sahip olduğunuz her şeye toplum karar veriyor. Ne iş yapacağınız, kiminle evleneceğiniz, hangi çocuğa sahip olacağınız. Bunların hepsine sizin yerinize başkaları karar veriyor.

Jonas toplayıcı olarak seçilmiştir. Görevi toplum içinde anıları saklamaktır. Geçmişten bugüne dünyada yaşanan tüm olayları öğrenmek ve saklamakla yükümlüdür. Çünkü bugünkü toplumda ne anılar, ne acı, ne de mutluluk vardır. Bebekler doğum anneleri tarafından üretilmektedir. Ve insanlar doğumlarından itibaren elenmektedir. Mesela ikiz bebeklerden sadece kilosu fazla olanın yaşam hakkı vardır.

Jonas toplayıcılık eğitimi aldıkça aslında hiçbir şeyin zannettiği kadar mükemmel ve iyi olmadığını fark eder.Aktarıcının da desteğiyle bir şeylere son vermek için harekete geçer.

Kitabı çok beğendim. Çocuklar için yazıldığından dili çok sade. Toplum düzeninden daha detaylı bahsedilebilirdi. Bunun dışında konusu oldukça orijinal.

Alıntılar

'' Daha önce hiç gitmediği çok uzaklarda neler olduğunu merak ettti.''

''Ama renkleri istiyorum!'' dedi Jonas kızgınlıkla. '' Her şeyin renksiz olması haksızlık.''

'' Acıyı hiç bilmiyorlar, diye düşündü.''

'' Jonas yeniden gitmek istemiyordu. Anıları , saygınlığı, bilgeliği ve acıyı istemiyordu. Çocukluğuna dönmek istiyordu , dizlerinin sıyrılmasını ve top oynamayı özlemişti. ''
167 syf.
·Puan vermedi
Lois Lawry' in bu kitabı, her ne kadar çocuklar için yazılmış olsa da yetişkinlerin de keyif alacağı ve önemli dersler çıkartacağı hoş bir kitap.

Tam olarak zaman kavramını belli olmadığı daha çok geleceğe dönük bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitap, Kitabın kahramanı Jonas'ın yaşadığı toplumdan bahsedilmektedir. Bu toplumda oldukça gelişmiş bir eğitim sistemine ve her bireyin kendine has yetenekleri bulunmaktadir. Günümüz dünyasından uzak bir toplum örneği var bu kitapta. Çatışmaların, yoksulluğun, işsizliğin, boşanmanın, haksızlığın ve eşitsizliğin olmadığı bir dünya bu. Aile değerlerinin üstün olduğu, ergenlik isyanlarının duyulmadığı ve görgü kurallarının bile yaşam biçimi olduğu bir zaman dilimi.
Aynı zamanda bu toplu belli bir düzen içinde işleyen bir sürü kural. Sahip olduğunuz herşeye toplum karar veriyor; ne iş yapacağınız, kiminle evleneceğiniz, hangi özellikteki çocuğa ve maksimum kaç çocuğa sahip olacağınız, bunların hepsine sizin yerinize başkaları karar veriyor.
Jonas topluluğun en önemli görevi olan anı toplayıcılığı verilince, Aktarıcı denilen bir önceki anı toplayıcıdan eğitim aldıkça aslında herşeyin zannettiği kadar mükemmel olmadığı anlar.
Çünkü duyguların, acıların, renklerin, sevginin, aşkı, mutluluğun olmadığı bir toplum. Jonas için sıkıcı, sıradan olur ve Aktarıcı'nın yardımıyla bir şeylerin değişmesi için harekete geçerler.

İnsana hayatı sorgulatan bir kitap, acaba duygularımızı ne derecede kullanıyoruz?
gerçek acı, peki yaşamımızda gerçeğe yönelmeye ne kadar cesaretimiz var?
gibi soruları insana yönelten bir kitap.
167 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Harika bir kitap. Okuduktan sonra hemen filmini izleyin. Daha farklı bir senaryo olmuş. Ancak, aynı orijinli oldukları belli. Kitap devam niteliği taşımayan bir dörtleme içinde anladığım kadarıyla. Muhakkak diğerlerini de okuyacağım. Yazara hayran kaldım.
167 syf.
·5/10
Distopik bir eser kurgulamış yazarımız. Ancak distopya alanında yazılmış olan Cesur Yeni Dünya, 1984, Hayvan Çiftliği, Biz,... gibi eserlerden sonra baya gerilerde kalmış. Eğer Distopya türünde bir kitap okumak isterseniz bu kitaba başlamadan önce daha iyi seçenekleriniz var kesinlikle.
184 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Ütopik bir köy ve dünyanın geri kalanı tam bir distopyadan ibaret. Sonra köydeki insanlar değişmeye başlıyorlar; bencillikler devreye giriyor ve distopya ütopyayı yenmeye başlıyor. Kötülük iyiliği, siyah beyazı kolayca karartıyor. Ama bir gün geliyor Matty doğa üstü gücüyle köydeki tüm insanları tekrar iyilikle buluşturuyor; ölümü pahasına.

Kitap, son derece yalın ve basit bir dile sahip. Kısa sürede okuyup bitirilebilecek düzeyde kolay bir anlatımı mevcut. Bu kitap ana hikayenin ilk kitabı olmakla birlikte seride üç kitap daha bulunmaktadır. Hikaye güzel olmakla birlikte dilin çok basite indirgenmiş olması insanı ilk bölümlerden sonra kitaptan soğutuyor.
167 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap genç okurlar için yazılmış ancak bence yetişkinlere bile ağır gelecek kaygılar içeriyor. Sadece sonundan çok tatmin olmadım daha açıklayıcı olmasını dilerdim. Genel olarak başarılı bir kara ütopya. Tavsiye ederim

Yazarın biyografisi

Adı:
Lois Lowry
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Honolulu, Hawaii, ABD, 20 Mart 1937
Lois Lowry (20 Mart 1937) ABD'li yazar.

20 Mart 1937'de, Hawaii'de Amerikan ordusunda diş hekimi olarak görev yapan bir babanın 2. çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının mesleği yüzünden ailesiyle beraber birçok yere gitti, birçok farklı şehir ve ülkede yaşadı.

Bugün çocuk ve gençlere yönelik romanlarıyla ünlenen Lowry'nin en önemli ve ünlü eseri The Giver isimli romandır. Birçok tartışmaya konu olan roman Amerika'daki bazı okullarda yasaklanmıştır. Yazar The Giver başta olmak üzere birçok eseriyle çeşitli ödüller kazanmıştır. Evli ve iki çocuk annesi olan yazarın, Boston'da bir apartman dairesi ve 1840 yılından kalma bir çiftliği vardır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 276 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 269 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.