Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Seslerinden varlıklarının derinlerinde benden hoşlandıklarını hissetmiştim, bu tuhaf anı hiçbir zaman unutmayacaklardı. Hayatlarının sonunda bakımevine veya hastaneye düştüklerinde belki bir kez daha akıllarına gelecekti. Benden bir şey onlarda yaşamaya devam edecekti, onlara bir şey vermiştim. Vermenin hazzı içimi daha önce hiç tatmadığım bir duyguyla doldurdu.
Ama siz beni dışlayamadan ben sizi dışladım, bugün öğleden sonra, benim de bir parçası olduğum o soğuk, kemikleşmiş dünyanızın dışına fırlattım kendimi.
Ve birisinden gelecek herhangi bir sözcük, bir bakış beni kurtarana kadar beklemek, direnmek şeklindeki bu anlamsızca çılgınlığımla kendime ne kadar eziyet edersem bu eziyetten bir o kadar da haz alıyordum.