4 Mar'ta Alman elçisi Von Papen, Hitler'in bir mektubunu İsmet Paşa'ya verdi. Bu mektup, Almanya'nın eski müttefiki olan Türkiye'ye saldırmayacağına dair Hitler'in teminatını ihtiva ediyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir toplulukta aşağılık duygusu başladı mı, artık dışarıdan gelen her şeye hayranlıkla bakılır. Milletin aydınları, profesörleri, gazetecileri baştanbaşa dalkavuk ve riyakar olursa, bir topluluk hak ve hakikat uğruna şehit veremez duruma düşerse, artık ona kabul ettirilemeyecek batıl kalmaz.
Moskof'a dostluğun bir korkudan doğmayıp içimizden geldiğini göstermek için de tabii iş Bulgar'a dostluk, Yunan'a dostluk, Sırp'a dostluk şeklinde dökülüyor ve bu dostluklar, o devletler toprağında yaşayan yüzbinlerce Türk'ün hakkını, Türklüğünü, hatta insanlığını bize unutturacak kadar korkunç bir sivrilik alıyordu.
Halk Partisi'nin en büyük hatalarından biri budur. Medreseler kapatıldığı, tekkeler kaldırıldığı zaman yüksek bir ilahiyat enstitüsü veya fakültesi açılarak memlekete kültürlü, doktora yapmış, Batı dillerini bilen, felsefe öğrenmiş din adamları yetiştirilseydi Türkiye'nin bugün ki manevi durumu bambaşka olur ve bugün din bilgini diye ortalığı kaplayan bilgisizler, gülünç hezeyanlarını savuramazdı.
Ankara'daki Rus elçiliği mensuplarının komünizm propagandası yaparak taraftar kazanmaları Mustafa Kemal'in de gözünden kaçmıyordu. Bu sebeple kendisi bir komünist partisi kurarak başına kendi adamlarını geçirmeye ve bütün komünistleri bir araya toplayarak sıkı kontrol altında bulundurmaya karar verdi.
Karar başarı ile tatbik edildi ve Moskova'dan gelen şiddetli propaganda önlendikten sonra da parti lağvolundu.