Can Kurt

Can Kurt
Paramedik
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
İzmir
İzmir
134 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Halep büyük bir şehir, Şam büyük bir şehir, Beyrut büyük bir şehir, Kudüs büyük bir şehir ve hepsi yabancı idi. Lübnan havasi, bize Dobruca havasından yüz kat daha yabancı idi. Fakat her yere: - Bizim, diyorduk. Şam, evimiz kadar bizim. Lübnan bahçemiz kadar bizim... Bu tasarruf ve hüküm hissinin damarımızdaki kandan geldigine şüphe yoktu.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Suriye, Filistin ve Hicaz'da: - Türk müsünüz? Sorusuna birçok defalar cevabı: - Estağfurullah! idi. Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştık. Osmanlı İmparatorluğu buralarda, ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Haleb'in esas familyalarının asılları Türklerdi. Osmanlı İmparatorluğunda itibar, azınlığın imtiyazı olduğu için ve Türk unsuru imtiyazsız olduğu için herhangi bir Müslüman azınlığın çocuğu olmak, Türk olmaktan daha faydalı idi.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Aşağıya doğru öteki misafirlerin arasinda bir kurmay göze çarpıyordu. Sarışın, sert ve bakınırken gözlerine takılmamak imkansız! Salondan çıktıktan sonra Hacı Âdil'e bu zatın kim olduğunu sordum. - Mustafa Kemal Bey, dedi. Sonra biraz şaşıca gözlerini manalaştırarak, ilave etti: -Yamandır!
Sayfa 34·Kitabı okudu
Üsküdar'dan entariyi kaldirmak, Merkez Kumandanlığı koğuşunda kadın döndürmemek, yahut sokakta aynı arabaya binen kadın ve erkekten karı-koca vesikasi sormamak, hemen hemen devrimcilik gibi ileri bir davranıştı. Gözlerini Mustafa Kemal gününde açılmıs olanlanra, 1913 avuntuları ne kadar gülünç gelir.
Sayfa 31·Kitabı okudu