ne tarafa gideceğimi bilmiyordum. hangi yolu seçersem seçeyim, yeni bir hata yaptığımı gösteren bir şok yiyordum. önümdeki her yol tıkalıydı. tanrım... ne yaparsam yapayım, ne tarafa dönersem döneyim, tüm kapılar bana kapalıydı.
meğer profesörlerin entelektüel birer dev olduklarını düşünmekle ne kadar aptalmışım. onlar da birer insan, hem de dünyadaki diğer insanların bunu fark etmesinden korkan insanlar...
dostoyevski, flaubert, dickens, hemingway ve faulkner'dan -elime ne geçerse- bol bol hayal ürünü romanlar okuyor ve hiç bitmeyen bir açlığı doyurmaya çalışıyorum.