nisa

bağışlama. kısmen bağımsız bir parça olarak değerlen­dirilebilecek "sonsuza kadar mutlu yaşadılar" klişesini bir kenara bırakacak olursak, hikayenin bir değil üç olası sonu vardır. üç olası son şunlardır: intikam. trajedi. bağışlama. shakespeare'in intikama ve trajediye dair bilmediği hiçbir şey yoktu.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Reklam
"eski bir sefarad atasözü vardır... " "o da der ki... " "zamana zaman tanı."
Sayfa 267·Kitabı okudu
dünya, neşe yahut umutsuzluktan ya da tek bir kadının talihinden ya da tek bir adamın kaybından bağımsız olarak yoluna devam eder. bizler başkalarının hayatını bilemeyiz. yönetebildiğimiz ayrıntıların ötesinde kendi hayatlarımı­zı da bilemeyiz. bizi sonsuza dek değiştiren olaylar, bunların başımıza geleceğinden haberimiz olmadığında başımıza ge­lir. diğerlerinin tıpkısı gibi görünen an, kalplerin kırıldığı ya da onarıldığı andır. zaman tam bir kesintisizlik içinde akar ve elbette, masa saatlerinin dışında taşkınlık yaptığı muhak­kaktır. bir ömrü değiştirmek için pek az zamana ihtiyaç var­dır ama değişimi anlamak bir ömür sürer.
Sayfa 264·Kitabı okudu
kendi çocu­ğunu terk edebilen birinin babalığa uygun olmadığı kanaati­ne vardım.
Sayfa 258·Kitabı okudu
ve böylece hikaye her bir taşına, ışıltısına varıncaya kadar ortalığa saçıldı ve tıpkı zamanın bir elmasın içerisinde muha­ faza edildiği biçimde, ışığın her bir taşta muhafaza edildiği bi­çimde muhafaza edildi. ve taşlar konuşurdu ve sessiz kalanlar, bir hikaye anlatmak üzere ağızlarını açar ve hikaye günün bi­rinde taşı kırmak üzere taşa nakşolurdu. ne olmuşsa olmuştu. ama. geçmiş, fırlatıldığında infilak eden bir el bombasıydı.
Sayfa 258·Kitabı okudu