ÖNCE KENDİNİZİ YARGILAMAYI BIRAKIRSINIZ, sonra da partnerinizi. Bir ilişkide değişim için en büyük katalizör, partnerinizi, yargılama ve herhangi bir biçimde değiştirme ihtiyacı duymadan, olduğu gibi kabul etmektir.
Bu sizi hemen ego'nun ötesine götürür. Tüm zihin oyunları ve bağımlılıktan kaynaklanan tüm yapışma o zaman sona erer. Artık ortada hiçbir kurban ya da kurban edilen, hiçbir suçlayan ya da suçlanan yoktur.
...Saçların da vücudun da senin... Onlarla sen ne yapmak istiyorsan onu yap. Ne bana ne Bartolomeo'ya ne de annene sor... Yapmazsan hep çocuk kalırsın. En azından ben böyle düşünüyorum.
"Nasıl böyle... böyle kendinden bu kadar emin.. biri oldun? Güzel olduğun için mi yoksa?"
"Neye benzediğimi hiç bilmiyorum." dedi Suzi. Doğru söylüyordu. "Babam bir sokak orospusuna, bir aşifteye benzediğimi söyler, anneme kalsa erkeklere kolaylıkla yüz veren biri gibiyimdir. İş aradığımda fazla makyaj yaptığımı söylemişlerdi, beni yatağa atmak isteyenlerden ise muhteşem göründüğümü duydum. Benim yerimde sen olsan nasıl göründüğünü bilir miydin?"
"Anlıyorum, ah ne kadar iyi anlıyorum." dedi Fiona. başını sallayarak. Annesi tişört giyindiğinde çok gülünç göründüğünü söylerdi, oysa hastanedekiler tişörtlerine bayılıyordu. Bazıları gözlüklerinin çok yakıştığını -gözlerini büyüttüğü için- bir hava verdiğini söylerdi. Başkaları ise lens alacak parası olmadığından mı gözlük taktığını sorarlardı.