Resmi söyleme bakacak olursak demokratik ülkelerde yaşıyoruz, hepimizin hakkı hukuku var. Bizim kadar özgür olmayan, polis devletlerinde yaşamak zorunda kalan bahtsızlar da var. Bu kurbanlar en keyfi buyrukları dahi yerine getirmek zorundalar, yoksa başları devletle derde giriyor.
Yetkililerin gözü hep üstlerinde. Gündelik yaşamlarının en ince ayrıntıları devlet bürokratlarının denetiminde.
Onları itip kakan devlet ya da şirket görevlilerine hesap sorma yetkisi kendi üstlerine ait. Muhalefet ve itaatsizlik görüldüğü yerde eziliyor. İhbarcılar olan biten her şeyi yetkililere gammazlıyor. Katlanılır gibi değil.
Değil, değil ama bu anlattığım aslında modern işyeri, başka bir yer değil.
Dersimizi almıştık; neymiş, çalışırken haddinden fazla çabuk olmayacaksın. Ne bir ödül, hatta ne de kuru bir aferin alırsın (bu bile bize fazla fazla yeterdi).
…
Bu ders sayesinde, hiçbir bulaşık dağını aceleye getirmemeyi öğrendik.
"Bir travma nedeniyle içsel olarak çevreden tamamen kopma davranışı, daha sonraki dönemde şizofrenik, depresif, narsistik ya da fobisel davranışların habercisi olabilir; bu olasılık başarısız etki ya da boşa çıkarılan beklenti deneyimlerinin sıklığına, şiddetine ve süresine, travmanın ortaya çıktığı yaşa, ayrıca etkililik deneyimlerinin travmadan önceki benlik algısını ne kadar şekillendirdiğine bağlıdır."