“İnsanın içini kemiren şey, başına gelenler değil; başına gelenlere yüklediği anlamdır.” — Yeraltından Notlar
Ayşe Şasa "Delilik Ülkesinden Notlar" kitabında "Başkalarının yaşamlarına ayak uyduramayacak kadar kendimle doluyum." diyor. "Kendimle ya da sonsuzlukla." SAHİ YA, BİZ NEYLE DOLUYUZ?
Reklam
Sevgili Okur, Hikâyelerin yalnızca yazılanlardan ibaret olmadığına inanıyorsan, seni WhatsApp kanalıma davet ediyorum. Burada; yeni içerikler, özel paylaşımlar, perde arkasında kalan ayrıntılar ve henüz hiçbir yerde yayımlanmamış notlar seni bekliyor. Yolculuğa birlikte devam etmek için aramıza katılabilirsin. whatsapp.com/channel/0029Vb7...
Sanat ve Anlam Arayışı
Çocukluğumuzdan itibaren bize hedef koymak öğretilir. İyi notlar alırsak, istediğimiz bölümü kazanırsak, iyi bir işe girersek ya da uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir şeyi başarırsak mutlu olacağımız söylenir. Bu yüzden hayatın önemli bir kısmı bir sonraki hedefe doğru yürüyerek geçer. Bir sınava hazırlanırız, bir ev almak için yıllarca para biriktiririz, çocuklarımız için hayaller kurarız. Hedeflerin şekli değişir ama verdikleri vaat pek değişmez. Bir gün her şey biraz daha yerine oturacaktır. Bu inanç bütünüyle yanlış değildir. Uzun zamandır beklenen bir haber geldiğinde, yıllarca emek verilen bir iş sonuçlandığında ya da büyük bir özlem sona erdiğinde hissedilen sevinç gerçektir. Yalnız bazen insanı şaşırtan başka bir şey olur. Ulaşılması gereken şeye ulaşılsa da, ulaşılmasa da, hatta görünürde hiçbir sorun yokken bile içimizde açıklaması zor bir eksiklik hissedebiliriz. O eksiklik hissiyle ne yapacağımızı bilemeyiz. Kimi zaman yeni hedeflere yöneliriz, kimi zaman kendimizi daha yoğun çalışırken buluruz. Çünkü başımıza gelenleri yalnızca yaşamakla yetinmeyiz. Onları birbirine bağlamaya çalışırız. Tarif etmekte zorlandığımız duyguların kaynağı da çoğu zaman budur. Eksik olan şey her zaman yeni bir hedef değildir. Daha çok, yaşadıklarımızın nasıl bir bütünün parçası olduğunu görebilmektir. Mutluluk aradığımızı düşünürüz. Oysa çoğu zaman peşinde olduğumuz şey, yaşadığımız hayatın bir yere oturduğunu hissedebilmektir. Yerine oturmayan parça Aynı olay iki farklı kişinin hayatında bambaşka izler bırakabilir. Bir ayrılık birini yıllarca geçmişe bağlarken, başka biri için yeni bir başlangıca dönüşebilir. Bir başarı birinin yönünü değiştirirken, başka biri için kısa süreli bir sevinç olarak kalabilir. Başımıza gelenler kadar, onlara verdiğimiz anlamlar da kim
Makale|Yazı
Ayşe Şasa "Delilik Ülkesinden Notlar" kitabında “Başkalarının yaşamlarına ayak uyduramayacak kadar kendimle doluyum.” diyor. “Kendimle ya da sonsuzlukla.”
Duygu ve Düşünce
Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız. Yeraltından Notlar, Dostoyevski
Alıntı
Reklam
Reklam