Şimdi harıl harıl her yerde İstanbul Sözleşmesi konuşuluyor ve haklı olarak tepki gösteriliyor. Sosyal medya kullanıcısı değilim bir iki fikrimi burada paylaşmak istedim bu yüzden. Niye kaldırıldı diye sorgulayıp karşı çıkmak şu an için yapılacak tek şey. Uzun vadede yapılacak olan ise erkek hegemonyasından sıyrılıp kurtulmaktır. Feminist görüşlerim olmadı hiç ama tarih boyunca kadının ezilmesi, insan yerine konulmaması ve son olarak da katledilmesi.. Sizce de sistematik bir biçimde dönmüyor mu bu çark? Erkekler, hayatındaki kadını, evdeki annesini kız kardeşini azarlamaya başladığında, onların fikirlerini yok sayıp dahası psikolojik şiddet uyguladığında, harekete geçiyor çarkın dişleri. Kadınlar boyun eğip sustuğu zaman da ivme kazanıyor. Sonu ise cinayetlere varıyor. Diyeceğim o ki, karşılıklı iki çift sohbet edemediğiniz, sizi dinlemeyip üstüne üstlük bir de düşüncelerinizi küçümseyen saygı duymayan, hakarete başvuran erkekleri hayatınıza aldıysanız, bulduğunuz yere geri bırakın. Size ve düşüncelerinize saygı duymayan kişi, size zarar vermekten imtina etmeyecektir. Bu zarar sadece fiziksel şiddete indirgenmesin, zihnin aldığı darbelerin daha kalıcı olduğuna inanıyorum.
Şu sözü geçen davranışları en az bir kere bile olsa sergilemiş olan veyahut hali hazırda yapan erkekler, İstanbul sözleşmesi rererö demesin çok itici ve yapay oluyor. Çünkü bu sözleşme sizin hastalıklı tavırlarınıza çare olamaz.