zrrn

zrrn
@nrrz
AYNE NAYNEN
Dostun ayağına turab toza kurban oluyum Varımda o yoğumda aza kurban oluyum Aşk ehlinin sofrasında tuza kurban oluyum Namertlerin sofrasında bala mihnet eylemem
Reklam
“Bırak! Solgunlar da çabalayıp dursun yeniden renklenebilmek için. O özene bezene yaptığın bahçede hiç mi solan çiçek olmayacak sanıyorsun? Elbette olacak. Ona da bakamayacaksın bir müddet sonra, aynı kendine bakamadığın gibi. Şu haline bak! Sonra dön ve bahçene bir bak şimdi. Şöyle uzaktan! Demek ki onların sana ihtiyacı yok. Sen değil, bırak yağmur beslesin onların köklerini.” (...)
Sonra , sonra alışıyorsun , çünkü yaşıyorsun , mecbursun...
Sonra ne oluyor biliyormusun ? Geçiyor. Bir zamanlar uğruna dünyayı karşına alabileceğin insan , yabancılaşıyor sana... Adım adım uzaklaşıyorsun... Kör olsa yatalak olsa , bacaklarını kaybetse vazgeçemeyeceğin insanın buna hiç değmediğini farkediyorsun... Bir an geliyor birşeyler kırılıyor içinde , birşeyler dökülüyor... Sonra ne oluyor biliyormusun ? Ölmeye gidiyoruz diyerek elini tutsa , tereddütsüz gideceğin bu insanı hayretle izliyorsun... Usul usul ağlıyorsun bir yerlerde , gidişine değil haketmeyişine... Bir an geliyor dayanamıyorsun. Sonra ne oluyor biliyormusun ? İp kopuyor en sağlam yerinden. En güvendiğin kişinin bıçak izi kalıyor sırtında... Kelimelerle anlatılmayacak kadar sarsılıyor hayallerin. Grileşiyorsun. Oysa biraz umudun olsa, Cinayet işlerdin uğruna. Bu kadar çok düşmüş olmasaydın , daha güçlü kalkardın ayağa... Biliyorsun. Çaresi yok , en çok buna yanıyorsun. Sonra ne oluyor biliyormusun ? Anlıyorsun. Korkuyorsun. Öyle çok yormuş oluyor ki seni , Ve öyle eksiltmiş, Masumiyetine ateş edilmiş gibi hissediyorsun. Kimse onu senin kadar sevemez.
Çünkü bazen gerçeği görmek için gözlerini kapatman gerekir