Ama öğle sıcağı çabuk geçiyor, akşam ve gece geliyor, akşam ve gece ise insanın bitkin ve yorgun, tatlı tatlı uyuyabileceği sakin sığınağına dönüş zamanıdır...
"Kalın... sizinle konuşmak eğlenceli oluyor... tıpkı bir uçurumun kenarında yürür gibi... Önce ürküyorsun ama daha sonra nereden geldiği belli olmayan bir cesaret buluyorsun, kalın..."
Kuru bir akağaç yaprağı koptu ve yere düşüyor; hareketleri aynı kelebeğin uçuşuna benziyor. Tuhaf değil mi? En hüzünlü ve ölü bir şey, en neşeli ve canlı şeye benziyor.