Yalanlar içinde kaybolduğumuzda, kendi vatandaşlarımıza atarlanıp durduğumuzda zincirleme bir reaksiyon ortaya çıkıyor. Neler olup bittiğini anlayamaz hale geliyoruz. Bu şartlar altında, karşı karşıya olduğumuz kolektif sorunları çözemez oluyoruz. Daha geniş kapsamlı sorunlarımızın daha kötüye gideceği anlamına geliyor bu. Sonuçta toplumun daha tehlikeli bir yer gibi hissettirmekle kalmayacak sahiden daha tehlikeli hale gelecek. Çöküş başlayacak. Gerçek tehlike arttıkça biz de daha fazla diken üstünde olacağız.
Sizi neyin harekete geçirdiğini öğreniyorlar nelere bakmayı sevdiğinizi, nelerden heyecanlandığınızı, nelere kızdığınızı, nelere kudurduğunuzu. Size özgü tetikleyicileri öğreniyorlar bilhassa sizin dikkatinizi neyin dağıtacağını. Dikkatinize nüfuz edebildikleri anlamına geliyor bu. Ne zarnan telefonunuzu elinizden bırakacak olsanız, site size geçmiş davranışlarınızdan öğrendiğine göre kaydırmaya devam etmenizi sağlayacak olan malzemeyi sunup duruyor.
Yeterli sayıda insan yeterli ölçüde zamanı sinirlenerek geçirdiğinde kültür değişmeye başlıyor. Tristan'ın söylediğine göre, "nefret bir alışkanlık haline geliyor". Bunun toplumumuzun iliklerine işlediğini görebiliyorsunuz.
Kaydırmaya devam edecek misiniz? Ama insan davranışında bir tuhaflik var maalesef Olumlu ve sakinleștirici şeylere kıyasla olumsuz ve sarsıcı şeylere ortalama olarak daha fazla bakıyoruz.
Kullandıkları algoritma sürekli değişiyor, ama değişmeyen bir ana ilke var. Ekrana bakmaya devam etmenizi sağlayacak şeyler gösteriyorlar size. Hepsi bu. Hatırlayalım: Ne kadar fazla bakarsanız o kadar fazla para kazanıyorlar. Algoritma da bakmaya devam etmenizi sağlayacak șeyleri bulmaya, ekranınıza bunlardan daha çok pompalayıp telefonunuzu elinizden bırakmanızı önlemeye dönük her zaman. Dikkatinizi dağıtmak için tasarlanıyor.