#BenZübeyde
"Bakın, Allahın lanetlediği dünyanın kendine köle eden güzelliğine bakın, kim bilir övdüğü ahiret nasıldır?"
Merhaba kitap severler bugün size @/ sadiye_erol_aykac 'ın kaleminden çıkan ve üç farklı kadının yaşadıklarını anlatan naif bir eser ile geldim.
Kitabımız Dilfeza 'nın kızı Dildar'a anlattığı masal ile başlamaktadır. Ama asıl olayları Dilfeza'nın anneannesi Cemil'e nene ile olan günlerini anlatmaya başlıyor ve Cemile nenenin Zübeyde Hanım ile olan anılarını anlatmasıyla devam ediyor.
Bu üç kadına bayıldım ben, hepsinin özellikleri birbirinden farklı, hepsinin güçlü yönleri birbirinden özeldi. İlk olarak kitaba adını veren Zübeyde Hanım'a değinmek istiyorum.
Zübeyde Hanım gerçek hayatta da yaşamış ve yaşantısıyla örnek olmuş bir kadın. Döneminin Abbasi Halifesi Harun Reşit'in eşi kendisi. Bir gün yaşadıklarının acısından artık uyuyamadığı zamanlardan birisinde karşısına masal anlatıcısı olan küçük Cemile çıkıyor ve onun masalları sayesinde uyuyabiliyor.
Cemile ise babasını savaşta yeni kaybetmiş annesi ile bir başına kalmış, masalları dinlemeyi ve anlatmayı cok seven birisi zaten bu sevgisi annesi ile çıktıkları bir yolculukta kendisini Zübeyde Hanımın anlatıcısı yapıyor.
Yıllar yılları götürüyor ve vakit Dilfeza'nın doğduğu günlere geliyor. Dilfeza'nın doğduğu gün annesi vefat ediyor. Cemile nene kızını kaybederken kendini torununa adıyor ve onu masalları ile büyütüyor. Bu masallarla büyüyen Dilfeza herkesin duymasını isteyerek yazmak ve bir kitaba dönüştürmek istiyor. Yazıları için kağıt aradığı zamanlarda karşısına Aziz çıkıyor. Kim bu Aziz?
Zübeyde Hanım ne yaşamış olabilir? Dilfeza istediği kitabı yazabilecek mi? Aziz kim? Tüm bunları merak ediyorsanız kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Kitabın en sevdiğim yanlarından