bugün sizlere romantik film tadında @ahmetyilmazco'ya ait olan bir eser ile geldim. Kitabın konusuna geçmeden önce yayın evini kitap kalitesinden dolayı takdir etmek istedim, yazı stili, kapağın şekli, sayfaların düzeni çok güzeldi. Bu gibi etkenler kitap okurken beni çok etkiliyor o yüzden demeden geçemedim.
Kitabımız, ana karakterimiz olan Azra'nın yakın arkadaşı Defne'nin verdiği gaz ile havalimanlarında kaybolan bir valizi satın almasıyla başlıyor diyebiliriz. Yine de kızımız ne kadar arkadaşının gazına gelse de kendi bildiğini yaparak eski bir valiz almayı tercih ediyor. Sizce bir valiz en fazla nelere sebep olabilir? Bir valizle başlayan hikayemizi Paris sokaklarında okumaya devam ediyoruz.
Karakterlerimize değinecek olursam Azra ve Defne'nin karakter olarak birbirinden keskin çizgilerle ayrılmalarına rağmen böylesine iyi anlaşmaları, birbirlerine olan düşkünlükleri çok hoşuma gitti. Aynı şekilde Leo ve Lucas dostluğu da içimi ısıtmıştı. Cenk ve Duru gerçekten toksik kelimesinin vücut bulmuş hali gibiydiler. Nedense Vanessa'ya fazla kızamadım ben.
Azra'ya kızdığım bir çok yer oldu, tez canlılığına, yanlış olduğunu bilmesine rağmen yaptıklarına dayanamayıp artık kitapla konuşmaya başladım kızım ne yapıyorsun sen? diye. Ama buna rağmen hoşuma gidiyordu. Konfor alanından çıkmasına sevindim ayrıca klasik masum ve saf başrol kadın anlayışından uzak bir karakter olması çok hoşuma gitti.
Kitabın son sayfalarını büyük bir heyecanla okudum. Lucas gelecek mi gelmeyecek mi diye beklerken Azra'dan daha heyecanlıydım diyebilirim. Merak ettim, çok kısa sürede tanıdığınız ve hayatınızın aşkı olduğunu düşündüğünüz birisi için ülke değiştirmeyi göze alabilir miydiniz?
2. kitabın geleceğini duyduğumdan beri sabırsızlanıyorum. Defne ve Leo cephesinde bir şeyler yaşanacak mı
"İçimde anlatmak istediğim, kimselere değil de yalnızca kendime anlatmak istediğim ya da hatırlatmak istediğim bir dolu şey varken susuyordum. Anlatmazsam bir girdaba sürükleneceğimi, anlatırsam sesimi kendime bile duyuramayacağımı düşündükçe boğazım düğümleniyordu."