Belki de takıntı ve zorlantılarım olmadığı içindir bilmiyorum ama benim için pek de ikna edici veya bilgilendirici bir kitap olduğunu söyleyemem. Elbette, kimlere yönelik olduğunu anlayabiliyorum fakat bu kadar tekrara düşmeye gerek yok. Hele ki OKB gibi söylenebilecek onlarca şeyin olduğu bir durum için bana göre epey cılız kalıyor.
Son kısımları çoğunlukla atlayarak okudum. Diğer kısımları neden okudum diye soracak olursanız, teorisi ve uygulamaları ilgimi çektiği için. Ama okumasam da olur muydu, evet.
Takıntılarınız için kullandığınız geçici çözümler kısa vadede kazanç sağlarken uzun vadede acı getirmektedir. Geçici çözümler olmadan takıntılarınızla yüzleşmek, kısa vadede acı, uzun vadedeyse kazanç anlamına gelir.
Bir düşünceyi kontrol etme çabası tam tersine niyetlenilmemiş bir durumla sonuçlanır; bir diğer değişle bastırma eğilimi, istenmeyen düşünce ile daha fazla meşgul olmaya neden olur. 
Takıntılar ve zorlantılar döngüsel şekilde oluşur. Bir takıntı ortaya çıktığında, onu tehdit, tehlike ya da ahlaksızlık olarak yorumlarsınız. Bu yorum ciddi bir rahatsızlıkla sonuçlanır. Zorlantı ya da ne nötrleştirme eylemi bu rahatsızlığı dindirir (ya da rahatsızlığınızı onu yapmadığınız zamanki beklentinizden daha düşük tutar). Takıntıyla kalmazsınız, takıntı ile ilgili hiçbir yeni bilgi öğrenemezsiniz ve bu yüzden ilk yorumunuz olan takıntının tehlikeli ve endişe verici olduğu inancı el değmemiş olarak kalır. Bu sırada, takıntının olmasından kaçınma çabaları, o takıntı ile ilgili herhangi bir şeye aşırı hassasiyet duymanıza neden olur (bunlar, zorlantılarınız, nötrleştirme ve kaçınmalarınızla ilgili yaptığınız her şeyi içerir) ve bu da sonuçta takıntının daha sık ortaya çıkmasına neden olur ve tüm döngü yeniden başlar.