Onun istediği bilgi değil,birlikti; tablet üzerindeki yazılar değil, insanın okuyabileceği herhangi bir dilde yazılanlar değil, yakınlığın kendisiydi; işte bu, bilginin ta kendisi, diye düşündü.
Bir hakikatle asla oynamazdı .Canlının, özellikle kendi tohumlarından meydana gelmiş çocuklarının hoşuna gitmesi ya da işine yaraması için,asla doğruluğu tartışmalı laf etmezdi. Çünkü insan, çocukluktan itibaren yaşamın zor, hakikatlerin vazgeçilmez olduğunun farkında olmalı.