Hayalgücü yeniden ayağa kalkmış, harekete geçmiş ve birden yeni bir dünya, yeni nefes kesici bir yaşam gözünü kamaştırarak ışıldamıştır. Yeni bir rüya, yeni bir mutluluk!
Odaya karanlık çökmüştür; kahramanımızın ruhu boş ve huzursuzdur; etrafındaki hayal dünyası kaybolmakta, hiçbir iz bırakmadan, sessiz sedasız yitip gitmekte, bir rüya gibi silinmektedir ve kahramanımız gördüğü rüyayı bile anımsamaz. Ama hafifçe göğsünü sızlatan, kabartan karanlık bir duygu, yepyeni bir arzu, hayalgücünü cilveli cilveli gıdıklamaya, dürtmeye başlar ve sezdirmeden yeni bir hayaller akımını başlatır.
O artık kendi yaşamıyla zengindir; birden zengin olmuştur, batmakta olan güneşin veda ışığı karşısında boşuna öyle neşeyle parıldamamış, ateşten yüreğinden bir hayaller akını salıvermiştir.
Sanki derin düşüncelere dalmış, yorgunmuş ya da o an kafası daha ilginç başka bir şeyle meşgulmüş de etrafına biraz, o da gönülsüzce zaman ayırabiliyormuş gibi şöyle bir göz atar ancak. Mutludur, çünkü kendisini usandıran bütün o işlerden yarına dek kurtulmuştur...