Yaşadığım sürece bir daha benim haykırışlarımı asla duymayacaksın. Sadece öldüğüm zaman bu mektup gelecek sana; seni başkalarının sevdiğinden daha çok seven birinden, asla tanımadığın birinden, her zaman çağırmadı bekleyen ama asla çağırmadığın birinden gelecek sana.
Biri senin yanında ismimden bahsedersen bu senin için bir yabancının adı olacak. Senin için bir ölü olduğuma göre, ölmek beni üzer mi sence? Sen benden gittiğine göre, gitmek beni mutlu etmez mi?
Ama sen benim neyimsin ki, sen beni asla tanımamış olansın, bir su birikintisinin üzerinden atlar gibi üzerimden geçensin , bir taşa basarcasına üzerime basansın, beni sonsuza dek bekletirken hiç umursamadan yoluna devam edensin.