Nurhak

Nurhak
Düşlerinde özgür dünya
Neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık ?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tahir Elçi'ye / Ceket
Yine her zamanki gibi Sen gelmişsin ben varım Sen susmuşsun ben yazarım Konuş diyorum gülüyorsun Aklım suyunu çekti diyorum Susuyorsun Biliyor musun diyorum Ceket diyorum Her şey sana ceket yakıştığı içindi Beni dinle, Susmadan dinle Bak Bir gün En güzel ceketten alacağım Gelirken içine bir gömlek, Üstüne bir kravat Her zamanki gibi Seçim benden olacak Ceketin rengi ne olsun diyorum Susuyorsun Bekliyorum gelmiyorsun Ellerimde kasımpatılar, Ben geliyorum Geliyorum, gitmek bilmiyorum Biliyor musun? Susmalarından sonra 28’e bölündü bende günler Fakat ben biliyorum Her şey sana Ceket yakıştığı içindi”
Sen benim kaç defa uykumu böldün? Kaç gece uykusuz bıraktın beni? Kaç şafak karşıladım seninle, sensiz? Hesap ver. Hesap ver, ayrılığın hesabını bileyim. Çareyi kadehlerde arasam, alıp başımı dağlara çıksam, bir daha hiç görmesem seni, gözlerine bir daha hiç bakmasam, unutmaya yetecek mi? Hesap ver. Hesap ver, nerede biter, nerede başlar yalnızlık? Hesap ver, neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık? Hesap ver...
Şiir
Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar.Ya ölmeli cellatlar yada hiç doğmamalı çocuklar.
İlerleyen aydınlığın içindeyim Ellerim iştahlı, dünya güzel. Gözlerim doyamıyor ağaçlara Ağaçlar öyle ümitli, öyle yeşil. Güneşli bir yol gidiyor dutlukların arkasından Mapushane revirinde penceredeyim. Duymuyorum ilaçların kokusunu, Bir yerlerde karanfiller açmış olacak. İşte böyle Laz İsmail, mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele! Nazım HİKMET - 1948