“Ayrılık Sanatı benim için klasik bir ayrılık hikâyesinden çok daha fazlasıydı. Bazı kitaplar sadece okunur, bazılarıysa insanın tam içine dokunur; bu kitap ikinci gruptaydı. Belki de kendimden parçalar bulduğum için bu kadar etkiledi beni. Karakterlerin hisleri, yalnızlıkları, kararsızlıkları ve o içsel boşluk hissi oldukça gerçekti.
Dolly Alderton’ın dili hem samimi hem akıcıydı; yer yer güldürüp yer yer insanı kendi hayatını düşünmeye itiyor. Özellikle modern ilişkilerin karmaşasını, birine alışmayı ve sonra onsuz kalmayı çok doğal anlatmış. Abartılı dramlar yerine gerçek hayatta hissedilen o sessiz kırgınlıkları okumak kitabı daha etkileyici yapıyor.
Bitirdiğimde bana hissettirdiği şey tam olarak şuydu: Bazı insanlar hayatımızda kalıcı olmak için değil, bize bir şey öğretmek için geliyor. Uzun zamandır bir kitapta kendimi bu kadar “görülmüş” hissetmemiştim.”