Yıllar, saatler, saniyeler değil, biz nereye gidiyoruz; değil yıllarca önceye ait olanlar, sabahki duygularımız nerede; onlara niçin hükmedemiyoruz? Kararlarımıza, iyi niyetlerimize rağmen dostluklarımızı, sevgimizi... Aşkımızı elimizden alan ne?
Dışarda her şey beyhude: Mehtap, denizi öptüğü yerde kimin için bir kaç dakika daha fazla kaldı? Güneş doğuşunu kimin için, bir kaç dakikacık olsun geciktirdi? Hangi arzu, elde ettiği hazzın ömrünü uzatabildi? Hangi dua ıztıraplı saniyelerin sonsuzluğunu giderebildi?
Şiddetli hazlar şiddetle son bulur, ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. En tatlı bal bile tadıla tadıla bıkkınlık verir, aynı lezzet iştahı köreltir. Onun için ölçülü sev de, uzun sürsün sevgin. Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır.