Şeyler bir anlaşılabilirlik zemininde önem kazanırlar. Bu zemini ufuk olarak tanımlarsak, kendimizi anlamlı biçimde tanımlarken yapamayacağımız şeylerden biri, şeylere bizim için taşıdıkları anlamı yüklememizi sağlayan bu ufku aşmak ya da reddetmektir.
Bireysel özgürlük ve araçsal aklın yükselişe geçmelerinin içlerinde barındırdıkları çekicilikle açıklandığı düşünceler olarak görüldüğü yerlerde bile, sözü edilen çekicilik genellikle ahlâki olmayan bir bağlamda kavranır.
İnsanların hep aynı yönde hareket etmesine neden olan şeyin ne olduğuna ilişkin bir fikre ihtiyacımız var. Örneğin,üretimde teknolojiyi daha çok kullanmaya ya da daha yüksek nüfus yoğunluğuna doğru neyin ittiğine ilişkin bir fikre. Ama genellikle ahlâki olmayan motivasyonlara başvuruluyor.