Gotik Fantastik evrenine Belladonna’yla girmiştim bu seriyle devam ediyorum. Kitaba 10 puan vermemin birkaç sebebi var öncelikle onları konuşalım. Klasik peri kurtadam vs olan bir kitap değil. Yazar kendi evrenini yaratmış ve evrenin ana teması kader kartları. Kader kartları bana tarot kartlarını anımsattı. Kitap ne hızlı gidiyor ne yavaş. Ama 2 kitaptan daha uzun soluklu bir soru olacakmış gibi hissettiriyor okurken. Elsepth sisin insanlarının kanını değiştirdiği Blunder da yaşıyordu ve kendisi 9 yaşındayken bu sisten enfekte olmuştur. Babası bir komutan olduğu için onu ne öldürmeye ne de yanında tutmaya dayanamamış ve Elsepth’in teyzesine göndermiştir. Elsepth kafasında bir kabus yaratığıyla yaşayıp herkesten saklanmıştır. Ta ki isim gününde eve dönüş yolundayken haydutlarla karşılaşana kadar. O haydutlar maalesef ki prens ve kralın yeğenidir. Ravyn, Elsepth’in de enfekte olduğunu öğrenince ona bir teklif yapar. 12 kader kartını toplayıp bu sisten kurtulmak için. SPOILER?!? Elsepth kafasında ki sesten ve yozlaşmadan kurtulmak için bu teklifi kabul eder ama işler tahmin ettiğinden daha hızlı ilerler büyük kötü prensin farklı planları vardır ve Elsepth Yew ailesini korumak için kendisini Çoban Kral’a teslim eder. 2. Kitapta neler olacak merak ediyorum gelecek ay okurum…
Şimdi ben bu kitabı bitirdim. Ama 368 sayfalık bir kitaptı burda neden daha az anlamadım aaaa. Her neyse bu seriyi seviyorum komik ve eğlenceli ama bu kitapta 2 puan kırma sebebim maalesef ki Belren ve Ronak. Açıkçası Belren gibi birisi tam Emelle’nin tipiydi bir anda Lex’e aşık olup onun için kendini feda etmesini anlamadım neyse ki ölümden sonraki hayata gidiyor boynuzlu kanca . Ronak karakteri de sürekli bir hayvan formunda bit insan aaa. Deli etti yani. Emelle’nin Prensle savaşını okuyoruz bu kitapta. Prenses Soora hain çıktı ulaaa hyattt. Neyse olur böyle şeyler. Novella da görüşürüz.