Yaşadığımız bu zorlu çağda bir yol gösterici olmadan hayata devam etmek çok zor değil mi? Hazlara ulaşmak bu kadar kolayken, onlardan el etek çekmek, doğruda istikrar ile kalmak gerçekten zor. Hayatımın çok da uzak olmayan bir döneminde herkesin aradığı ve benim de epeydir hasretini çektiğim "huzur" denen o şeyin tam anlamıyla içindeydim. Zorluklar, kırgınlıklar ve birçok şey hâlâ hayatın içindeydi ama bana usulca dokunup geçip gidiyordu. Uzun süredir çoğunlukla, rahatsız edici his ve düşüncelerle aynı yatağı paylaşıyorum. Onlarla uyuyup uyanıyorum. Ve o huzuru yaşadığım zamanlarda şimdikinden farklı olarak ne yapıyordum diye düşünüyorum sık sık.
Hatırladığım kadarıyla: Allah'a kendimi çok yakın hissediyordum. Kalp kırmamaya çalışıyordum, çünkü dünyalık birçok şeyi önemsemiyordum. Boş işler yerine faydalı uğraşlara vakit ayırıyordum, 10 dakikalık kısa bir zaman dilimi bile olsa faydalı şeylerle geçiriyordum o vakti. Bir de uyumadan önce 1 sayfa bile olsa anlamak için pürdikkat, teslim bir kalp ile Kur'an meali okuyordum. Namazı ilk vaktinde kılmaya çalışıyordum. Ama sanki tüm bunlar benim çabamdan tamamen bağımsız bana verilmiş şeylerdi. Hepsi bana kolay geliyordu. Farklı bir iklimin içerisindeydim.
Şimdiye döndüğümde, hâlâ faydalı şeylere vakit ayırıyorum. Zaman zaman dini okumalar yapıyorum. Daha iyi bir kul olmak için, imanın sıcaklığını kalbimde hissetmek için dualar ediyorum. Ama ne hayatımı yoluna koyabiliyorum, ne kafamın içini susturabiliyorum. Mutlu olduğum anlar oluyor elbette ama kalbim çoğunlukla sıkışmış bir vaziyette. Zihnim sürekli bir orada bir burada olsa da ne geçmişi yaşıyorum, ne gelecekte ne de bugündeyim. Bir yerlerde asılı kalmış gibiyim ama hiçbir yere ait olamıyorum. O bahsettiğim zamanlardaki ben'i yeniden bulabilsem, yeniden kullukta