İnançsızlık insanı futratından uzaklaştırır ve kendisine yabancılaştırır. Böylece insan, üretttiği tüm yüksek değerleri bencilce kendi çıkarları uğruna kullanmanın yollarını aramaya başlar.
Evrim teorisine inanmak, bir kasırganın, üzerinden geçtiği hurda yığınlarından gerekli malzemeleri toplayarak Boing 747 uçağı monte edebileceğine inanmak gibi bir şeydir.
Newton fiziğinin fizikte son nokta olduğunu kabul etseydik Einstein'a mahal bırakmayacaktık. Dolayısıyla, Darwin teorisine inanmayı bilimin "amente" sü gibi görmek, bilime yapılabilecek en büyük kötülüktür; bilimi din haline getirmektir.
Karl Popper'in ortaya koyduğu gibi, bilimde esas olan, "yanlışlanabilirlik" ilkesidir. Teoriler "şimdilik doğru" kabul ettiğimiz varsayımlardır. Bir başka teorinin ortaya çıkıp mevcut teoriyi yanlışlayıp onun ötesine geçemeyeceğini düşünmek, yani yeni bir teoriye kapıyı kapatmak bilimsel düşüncenin doğasına aykırıdır.