Büyüklerden birisi demiştir ki: “Edebin en basiti, cehâlet anında durup haddini aşmamandır; edebin en yükseği de şüphe anında durup ileri geçmemendir.”
Allah Teâlâ’nın: “O, insanı yanmış kerpiç gibi kuru balçıktan yarattı.” (Rahmân (55),14.) âyetinde geçen “el-Fehva”; ateşte pişirilmiş kerpiç demektir. Bunun için denmiştir ki: Bu unsurla insana ateşe âit özellikler girdiğinden; onda şeytanlık vasfından bir parça bulunur. İnsandaki aldatma, hile ve haset duyguları bundan ileri gelmektedir.
Halbuki Allahu Teâlâ, kelâm-ı hakiminde insan oğlunun yüceliğinden haber vererek şöyle buyurmuştur:
‘‘Gerçekten biz insan oğlunu çok üstün kıldık.” (İsrâ (17), 70.)
“Bir adam, Ebû Bekir el-Varrâk’ı ziyarete gelerek, kendisine:
“Bana bir nasihatte bulun!” diye ricada bulundu. Hazret de ona:
“Ben, dünya ve âhiretin bütün hayrını halvet ve mal azlığında buldum. Her iki âlemin şerrini de kalabalık ve insanlara karışmakta gördüm.” dedi.