Her ne kadar seriye devam edeceğim demiş olsam da ne zaman devam ederim hiçbir fikrim yoktu, sadece araya bayağı zaman koyacağımı biliyordum fakat bir gün kitaplığın önüne geçtim, sakin bir şeyler
Merhabalar, nasılsınız?
Bu aralar okumalarım biraz aksadı koşturmacanın arasında kaldım. Annemin rahatsızlığı nedeniyle sürekli İstanbul–Zonguldak arası gidip geliyorum. Kitabı bitireli epey oldu ama
Selam nasılsınız arkadaşlar?
Uzun zamandır beklediğim serinin ikinci kitabı ile geldim ve çooook mutluyum! Çünkü üçüncü kitap da çıktı, yoksa nasıl beklerdim hiç bilemiyorum. İkinci kitap öyle bir
Merhabalar
Bugün kalemi ile yeni tanıştığım yazar @luserdose kaleme aldığı Finalde Sen kitabı ile geldim. Yazarın kalemi duru ve akıcı. anlatımını çok beğendim..
Merhaba
Bugün Bülbülkapanı serisinin ikinci kitabı ile geldim. İlk kitap nasıl bitti bu kitaba nasıl başladım bitirdim anlayamadım acilen serinin üçüncü kitabına başlamam gereken konular var.
"Sana söz ahu..... Her yeri kana bulasamda buradan tek canlı çıkaracağım sensin. "
İlk kitapta sevdadan kaçan Timur yok artık herşey yerli yerine oturuyor. Herkese Ahuzar birtek ona Ahu olan bir sevdiği var.
Kenan rahat durmuyor Ahuzar a herşeyi yaptırmak için ya kardeşi ile tehdit ediyor ya sevdikleri ile.
En son yapmaz dediğimizide yaptı atını Kadife yide vurda. Bu an Timur için kopma Ahuzar için bitiş noktası oldu. Ama yinede yılmadı dahada güçlendi Ahuzar.
Loresima Biz kadınlar kırıldığımız yerden dahada güçlemezmiyiz.
Kenan'a karşı nefretim gitgide büyüyor. Saldırması gerekene değil masuma yapmasını kabul edemiyorum. Biricik ablasını biraz anlamasa da zamanla anlayacak yıllarca canı ile tehdit edildiğini.
Cihan sende favorilerim arasındasın bir diğeride. Akkadın nene Timur'un anneannesi yaaaa her lafın mı tatlı olur kadın yaaa bayıldım gülmekten öldüm. Adem abimiz Timur un ablasının eşi halen Timur der başka birşey demez okadar vefalı bir adam ki. Kitabın sonunda Ahuzar'ın birisini camdan fark edip tüfeği alıp kovalaması off offf keşke denk getirip vursaydın onu Ahuzar.... Devam kitap istek değil ihtiyaç...
İyi akşamlar 1k ailem
"Son olarak Özgecan Arslan'dan, Sule Çet'ten, Emine Bulut'tan Güleda Cankel'den, Ceren Özdemir'den, Hazal Tektaş'tan, Pinar Gültekin'den, Pelin Ceylan'dan ve adlarını buraya sığdıramadığım ülkemin koruyamadığı bütün kadınlarımızdan, özür dilerim.
Güneşi Söndürmeyin sizler için yazıldı."
Bu sefer size kitabın son sayfasındaki satırlarla inceleme yazmaya başlamak istedim. Ülkemde ve dünyada şuan kimbilir nerede bir kadın eşi ,oğlu ,sevgilisi, babası ya da hayır dediği bir adam tarafından katlediliyor.
Güneşi Söndürmeyin kitabı öldürülen kadınlar adına yazılmış. O can alan canilerin bir şekilde cezasını çektiğini anlatıp içimize su serpen kitap da diyebiliriz.
Mısra öğretmen olup atanamamış (çok fazla genç gibi ) genç kızımız babasının arkadaşıyla yaptığı sohbetle Ankara'ya gitmeye karar verir. Annesini kaybetmiş babası tekrar evlenmiş olan Mısra yeni bir şehirde yaşadıklarıyla öyle bir yola giriyor ki off ki offf diyorum.
Kitabı okurken sayfaları çevirme hızınıza şaşıracaksınız. Konunun akıcılığı yanında anlatımı size zamanı unutturacak.(Şahsen bende öyle oldu )
Kitabı anlatmak istemiyorum. Lütfen bu kitaba bir şans verin ve okuyun . Kadınlar sesinizi çıkarmadığınız her an sizi ezebileceğini düşünen şiddetin boyutunu arttıran erkekler olacağını asla unutmamanız dileğiyle.
Kitapla ve dostça kalın sevgimdesiniz.