10/10
·300 syf.··
2025 14. kitabı
#pandadiyorki Yüz Yüze//Kitap yorumu . Arkadaşlar ben öyle bir kitap okudum ki. Dört polisiye öykü. Ama öykü demeye de bin şahit. Her birinin kendi evreni, kendine ait ekseni var sanki. Bir de çekim kuvveti. Ki karşı koyması çok zor Her birinden de rahatlıkla koca bir roman çıkar.( Bu bir istek değil ihtiyaç ️) Yazarımız öyle karakterler yaratmış ki hepsi kapı komşunuz olabilecek, birlikte yaya geçidinde yeşil yanmasını bekleyebileceğiniz kadar gerçek insanlar. İyisi de kötüsü de. O yüzden dönüp gitmeler o kadar zor ki. Ah sevgili yazarım siz bu zamana kadar nerelerdeydiniz yahu İlk öykümüzde Başkomiser Enver ve yardımcısı zavallım Tarık bir cinayet üzerinde çalışıyorken bir ikincisi yaşanıyor. Maktülün Enver'in sevgilisi dansöz Melahat çıkması ise işleri iyice karıştırıyor tabii. Özellikle cinayetin Enver'in karısı Müncibe'nin Melahat'i öğrendiği gün işlenmesi kafalarda soru işareti bırakıyor haliyle Yazarımızın espirili dili o kadar hoşuma gitti ki daha ilk satırdan öykünün icine çekiliverdim. Naçizane yazarımızın varlığını en çok hissettiğim öykü de buydu. Bütün muzipliği kaleminden akıp bizim iki kafadara zuhur etmiş diyebilirim. Enver ve Tarık diyalogları hepinizi çok güldürecek eminim. İkili bir o kadar da şaşırtacak çünkü katili tahmin etmeniz mümkün değil Hikayenin katmanları o kadar güzel bir zamanlama ile geliyor ve öyle güzel cuk diye yerine oturuyor ki seyir zevki müthiş. Ayrıca cidden boyun devrilsin Enver 2. Hikaye "Yüz Yüze". O kadar hoşuma gitti ki bundan sonra kim sorarsa favori hikayem budur benim. İkiz kardeşler Leyla ile Hülya. Birbirine taban tabana zıt iki karakter. Leyla'nın eğitimi icin yurtdışına gidişi ile yolları ayrılıyor ikilinin. Ve bundan seneler sonra Leyla bir gazeteci olarak karşımıza çıkıyor. Hayatının en zor röportajını yapmak
Yüz YüzeYeşim Yörük · Herdem Kitap · 202551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2021 57. kitabı
Selam Arkadaşlar ; Yoruma başlamadan önce @gamzeaydenizz yazarımıza çok teşekkür edıyorum. Müthiş bir doyumluk ; her bir olay akışını hissettiren bir kitap okudum ki;İnanın muazzam bir keyif aldım. O yüzden bu teşekkürü fazlasıyla hakettiğini düşünüyor yorumuma öyle geçiş yapıyorum. Hera Koçoğlu … Geleceği görebilme yeteneğine sahip ve Ailesinin bile bu durumdan rahatsız oluşu onu Antalya’dan İstanbula sürüklüyor. Marmara üniversitesine geçiş yapan Hera ; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü son sınıf öğrencisi. Çağlar Ataman … 10 Numara formanın sahibi ve takımın gözdesi,en başarılısı, yakışıklı karizmatik, tatlı , offfff Tamam dağıldık toparlıyorum hemen Neyse yakın arkadaşı Gizemin karşı takımdan hoşlandığı bir çocuğu göstermek için basket maçına sürükleyerek götürüyor resmen Herayı. Kalabalık ortamlardan ve sürekli dikkatleri üzerine çekmesinden oldukça rahatsız olan Hera kırmıyor arkadaşını ancak fazlasıyla da isteksiz. Bir şey onu rahatsız edıyor. 10 numara da takılı kalan zihni ; gözünde kısa bir anın canlanmasına ve vücüdünün morarmasana sebep oluyor. Aman Allahım Zihninde canlanan bu görüntüyle kendini sokağa atıyor ve Hera bu durumu düzeltebilmek için artık birşeyler yapması gerektiğini anlıyor.. Kristal Dinamo Spor Klübüne Fatih Hocanın yardımcı fizyoterapist olarak işe başlıyor. Böylelıkle Çağlar’a hem yakın olmak ; hem de bu felaketi önleyebilecek mi bunu anlamaya çalışıyor. Anlık görüntüler , olaylar Hera’yı öyle zorluyor ki bunlar olurken heryerinin morarması onu sürekli ilginç giyinmesine sebep oluyor. Bir yanda da bu gizemli hali ve bır görüntüye odaklanır gibi kalması Çağların da ilgisini çekip ona yönelmesine yol açıyor. Ne kadar girişimde bulunursa bulunsun Heranın kendi içindeki dünyaya adım atabilmesi okadar kolay olmuyor. Ta ki Çağların bir
Çemberin AltındaGamze Aydeniz · Ephesus Yayınları · 20202,470 okunma